Kanal Finans

Mastercard: Toplum Bilincinin Gelişmesi ile Yerel İşletmelere İlgi Artıyor

08.07.2020 – Mastercard’ın araştırması, pandemi nedeniyle karantina sürecinin etkilediği yerel harcamaların yeni normalleşme sürecinde yükselişe geçtiğini, karantina döneminin tüketicilerin yerel dükkan ve mağazalara bağlılığını artırdığını gösterdi. Eve kapanma sürecinde Avrupa’da her 3 tüketiciden 2’si, Türkiye’de de tüketicilerin neredeyse yarısı, yakın çevrelerinde yeni dükkanlar keşfetti. Araştırmaya göre Avrupa genelinde de Türkiye’de de her 10 tüketiciden 6’sı, yerel dükkanların maddi sıkıntılarını geride bırakmalarına yardımcı olmak için yakın çevrelerinde harcama yapıyor.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

Mastercard tarafından yaptırılan araştırma, Avrupa’da COVID-19 salgın dönemi sonrası en hızlı sıçrama yapan küçük işletmelerin kasap, fırın ve manavlar olduğunu; COVID-19 pandemi döneminde e-ticarette yaşanan ivmenin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini ortaya koydu. Bağımsız araştırma şirketi Fly, araştırma kapsamında Haziran ayında Avrupa çapında Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 16 ülkede 10 bin kişi ile anket gerçekleştirdi.

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de salgın süresinde yaşanan eve kapanma dönemi sonrası alışveriş yapan tüketicilerin yarıdan fazlası (%59), esnafın işlerinin düzelmesine yardımcı olmak için kendi çevrelerindeki dükkanları kullanmaya çalıştıklarını, yaklaşık yarısı da (%45) karantina başladığından beri yakın çevrelerinde yeni dükkan ve mağazalar keşfettiklerini söylüyor. Avrupa geneline bakıldığında, yakın çevresindeki dükkanları keşfedenlerin oranı 3’te 1 (%34) seviyesinde kalıyor. Avrupa genelinde her 3 kişiden 2’si (%65), Türkiye’de ise neredeyse her 4 kişiden 3’ü (%71), alışveriş ve seyahatle ilgili tüm kısıtlamalar kaldırılsa bile, kendi çevrelerindeki yerel dükkanlardan alışveriş yapmaya devam etmeyi planladıklarını belirtiyor.

Türkiye’de her 5 kişiden 4’ü (%81) son birkaç aylık sıkıntılı sürecin çevrelerindeki ihtiyaç sahibi insanları daha fazla fark etmelerine yol açtığını, yarısından fazlası da (%54) kendilerinde topluluk bilincini daha da geliştirdiğini söylüyor. Her 2 kişiden 1’i (yüzde 54) artık komşularına merhaba deme olasılıklarının daha fazla olduğunu belirtirken, yüzde 42’si de yerel dükkan sahiplerinin isimlerini bilmeleri gerektiğini düşünüyor. Avrupa geneli ile kıyaslandığında Türkler’in bu konuda daha hassas olduğu görülüyor. Avrupa’da yaşanan sürecin çevrelerindeki ihtiyaç sahibi insanları daha fazla fark etmelerine yol açtığını söyleyenlerin oranı 5 kişiden 3’te (%59), kendilerinde toplum bilincini daha da geliştirdiğini söyleyenlerin oranı da yüzde 47’de kalıyor.

Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de her 3 kişiden 1’i (%35) yerel kafeleri özlediğini, yüzde 33’ü de maddi sıkıntılarından kurtulmalarına yardımcı olmak için gelecekte yakın çevrelerindeki kafe ve restoranlarda daha fazla yiyip içeceklerini söylüyor. Yüzde 29’u kısıtlamalar sonrası dükkanlar kapılarını açtığında yerel kafe ve barlarından ‘paket servis’ aldıklarını söyledi.

Karantina dönemi sonrası bir sıçrama görmesi beklenen diğer dükkanlar arasında kuaför ve berberler geliyor. Tüketicilerin yarıdan fazlası (%56) evde saçlarını kendileri kesmek ya da aile bireyleri veya arkadaşlarına kestirmek yerine kendi kuaförlerini bekliyor. Öte yandan Avrupa’da da, Türkiye’de de bu süreçte geleneksel yolla süt satışlarında da bir canlanma oldu. Araştırma sonuçları içinde Türkiye’yi diğer ülkelerden ayrıştıran en büyük fark da bu alanda oldu. Türkiye’de insanların yüzde 46’sı eve kapanma döneminde eve süt getirttiklerini söylüyor ve yüzde 42’si bu hizmeti almaya devam etmek istiyor. Avrupa’da eve süt getirtenlerin oranı yüzde 20’de, bu hizmeti almaya devam etmek isteyenlerin oranı da sadece yüzde 18’de kalıyor.

Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Yiğit Çağlayan, “Yaşadığımız pandemi ve karantina süreci, tüm dünyada olduğu gibi Türkiyede de alışveriş yapma şeklimizi değiştirdi. Bu süreçte online ve temassız harcamalarda gözlemlediğimiz büyük sıçramaların yanı sıra, bir başka gözlemimiz de tüketicilerin kendi çevrelerindeki yerel işletmelere yönelmesi oldu. KOBİ’lerimiz, mal ve hizmet sağlamak ve ekonomilerin canlanmasına katkı sağlamak konusunda kuşkusuz önemli bir role sahip. Ama bu dönemde aynı zamanda yerel halkı destekleyen ve toplum bilinç ve ruhunu geliştiren tamamlayıcı ve daha geniş bir rol üstlendiklerine de tanıklık ettik. Yaşadığımız bu zor zamanlar, Avrupa genelinde olduğu gibi Türkiye’de de yerel işletmelere sadakatin arttığı bir dönem oldu. Bu durumun kalıcı olmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Mastercard’ın araştırmasına göre Türkiye’de kısıtlamalar sonrası en hızlı sıçrama yapması beklenen 10 yerel işletme kategorisi şöyle:

  1. Fırınlar
  2. Manavlar
  3. Kasaplar
  4. Şarküteri / Mandıra
  5. Yerel restoranlar
  6. Berber ve kuaförler
  7. Küçük butikler
  8. Nalburlar / Hırdavatçı dükkanları
  9. Yerel kafeler
  10. Tekel bayileri

Mastercard’ın araştırması; Almanya, Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda, İngiltere, İtalya, Macaristan, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Slovenya, Türkiye, Ukrayna olmak üzere 16 ülkeyi kapsıyor.

 

 

Mastercard: Türkler Pratiklik Peşinde

Mastercard: Toplum Bilincinin Gelişmesi ile Yerel İşletmelere İlgi Artıyor

24.10.2019 – Mastercard, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 18 ülkede hediye alışverişi tercihlerini yayınladı. Buna göre, Türkiye’de her 6 kişiden 1’i sevdikleri için hediye almaya 3 ay önceden başlıyor, 10 kişiden 4’ü ise alışverişi son ana bırakıyor. En çok eşine hediye alırken zorlanan Türk tüketiciler seyahat, konser bileti gibi deneyim sunan hediyeleri daha çok tercih ediyor. Rusya, İtalya, İngiltere, Fransa ve Almanya ile karşılaştırıldığında hediyelere ortalama en yüksek bütçeyi Türkiye ayırıyor..

Türkler online alışverişin pratikliğinden vazgeçmiyor

Her 10 kişiden 6’sı yılbaşı alışverişini online yaptığını belirtirken özellikle İngiltere, Polonya ve Türkiye’de tüketicilerin diğer Avrupa ülkelerine oranla online alışverişi daha çok tercih ettiği dikkat çekiyor. Özellikle Portekiz, Norveç ve Danimarka’nın online alışveriş konusunda daha kararsız olduğu görülüyor.

Dijitalleşmeye ve yeni teknolojilere oldukça açık olan Türkiye’de her 10 kişiden 7’si yılbaşı alışverişini online yapıyor. Özellikle 25-45 yaş arasının online alışverişe daha fazla yöneldiği görülüyor. Online alışveriş yapan Türk tüketiciler diğer ülkelerden farklı olarak genellikle akıllı telefon ya da tablet üzerinden sipariş vermeyi daha çok tercih ediyorlar.Türkiye’de her 10 kişiden 6’sı online sipariş için akıllı telefon ya da tablet kullandığını belirtirken diğer ülkelerde bu sayı 3-4 kişi ile sınırlı kalıyor. Ancak Türkler, yılbaşı hediyesi için plansız online alışveriş yapma konusunda da önü çekiyor.

Eylül’de başlıyor Aralık’ta zirve yapıyor

18 ülkeyi kapsayan araştırmaya göre Türkler sevdiklerine hediyelerini almakta erkenci davranıyor. Ülkemizde her 6 kişiden 1’i yılbaşı hediyelerini Eylül ayından itibaren almaya başlıyor. Araştırmada bunun nedeninin temel olarak masrafları farklı aylara dağıtarak bütçelerini dengelemek olduğu tespit edilirken, bunun dışında hediyeler tükenmeden almak ve var olan bir indirimi kaçırmak istemeyenler de var. Son yıllarda ülkemizde de büyük rağbet gören ve bu yıl 29 Kasım’da gerçekleşecek olan yılın en avantajlı günü Black Friday’de (Kara Cuma) alışverişlerin en yüksek noktaya çıkması bekleniyor. Bununla birlikte, ülkemizde yakın zamanda bilinirliği artamaya başlayan ve indirimli teknoloji ürünleri alışverişi yapılabilen 2 Aralık’taki Siber Pazartesi’nin de hareketli geçeceği öngörülüyor.

En erkenci İngilizler, son dakikacı Ruslar

Türkiye’den katılımcıların yüzde 7’si alışverişlerini Ekim ayında yapmaya başlarken, yüzde 30’u alışverişlerini Kasım’da, yüzde 42’si ise Aralık ayında yapıyor. Diğer ülkelerdeki alışkanlıklara bakıldığında, İngilizlerin yaklaşık %40’ının Ekim ayına kadar hediyelerini hazır ettikleri, sadece %25’inin Aralık ayına bıraktığı görülüyor. Rusların ise yarısından fazlası Aralık ayında hediyelerini tamamlıyor. Benzer şekilde İtalyanların da alımları Kasım ve Aralık aylarında yoğunlaşıyor.

En bonkör Türkler, en hesaplı Ruslar

Türkiye’den araştırmaya katılanların 5’te biri hediye için 600 TL civarında, diğer 5’te birlik bölümü ise 1000-1200 TL’ye yakın harcıyor. Hatta 3 bin TL’ye kadar çıkan %22’lik bir tüketici grubu da bulunuyor. Türkiye’den ortalama 1 kişi sevdiklerine aldığı yılbaşı hediyeleri için 4300 TL harcarken bu rakam Almanya’da ve Fransa’da 3500 TL, Rusya’da 2500 TL, İtalya’da 3700 TL ve İngiltere’de 3350 TL. Bunun sebebi ise Türkiye’de seyahatin en popüler hediyelerden biri olması.

En zor eş için seçiliyor

Türkler dahil tüm ülkeler en iyisini seçme kaygısını eşlerine hediye alırken yaşadıklarını belirtiyorlar. Aynı şekilde çocuklar ya da anne ve babalara hediye almak da pek kolay bulunmuyor. Türkiye’den her 10 kişiden 1’i ise kayınvalidesine hediye seçmekte zorlanırken, kayınvalideye hediye almakta en çok zorlanan ülke Rusya (%12), en az zorlanan ülke ise İtalya (%5).

Türkler gezmeyi seviyor

Son yıllarda, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de bir obje yerine, bir deneyim hediye etmek daha revaçta. Deneyim hediyeleri, katılımcıların sevdikleriyle birlikte geçirecekleri bir tatil, şarkılara eşlik edecekleri bir konser ya da macera dolu bir aktivite aile bağlarını kuvvetlendireceği, birlikte sosyal medyada paylaşabilecekleri bir anı olduğu için tercih ediliyor. Katılımcıların yarısı yeni yıl listelerinde seyahatin bulunduğunu belirtirken, yine yaklaşık yarısı erkenden konser biletleri alıyor. Diğer deneyim hediyeleri arasında gözde olanlar ise sinema-tiyatro bileti, futbol maçı, gemi seyahati, SPA, şarap tadımı ve balon gezisi olarak sıralanıyor.

İngiltere ve Almanya dışındaki diğer ülkelerde de seyahat, deneyim sunan hediyeler listesinde ilk sırada yer alıyor. Seyahat hediyesi İngiltere’de tiyatro, sinema ve konserin ardından dördüncü sırada gelirken, Almanya’da konser ve sinemadan sonra geliyor. Keyfine düşkün İtalya’da ve Fransa’da ise SPA hediyesi en popüler ilk 3 hediye arasında yer alıyor.

 

​Mastercard’a Göre, Ekonominin Geleceği “Paylaşım”da

Mastercard: Toplum Bilincinin Gelişmesi ile Yerel İşletmelere İlgi Artıyor

22.10.2017 – Ödeme teknolojileri devi Mastercard’ın açıkladığı rapora göre, “Paylaşım Ekonomisi”nin gelişimini sürdürmesi için, teknolojik gelişmelerin devam etmesi, müşteri deneyiminde ve yasal düzenlemelerde iyileştirmelerin yapılması gerekiyor.

Mastercard akıllı şehirlere yönelik sistemleri ve iş sahiplerine yönelik avantajlı çözümleri hakkında bilgi vermenin yanı sıra, paylaşım ekonomisinin mevcut durumu, zorlukları ve fırsatları konusunda da bir rapor paylaştı. Rapora göre, ortak tüketimin artması ve varlık paylaşım modellerinin yaygınlaşması ile paylaşım ekonomisinin hızlı bir yükselişe geçti. Paylaşım ekonomisinin büyüme ivmesini koruyabilmesi için teknoloji entegrasyonunun yanı sıra yasal düzenlemeler ve müşteri deneyimi başlıklarının da önemine vurgu yapılıyor.

Yeni ekonomik trend: Paylaşmak

Mastercard’ın konuyla ilgili yaptırdığı bir araştırmayı baz alan ve “Paylaşma Ekonomisi: Büyüme Fırsatlarını Anlamak” adını taşıyan rapor, konaklamadan ulaşıma, alım-satımdan profesyonel hizmetlere ve eşyaların kiralanmasına kadar farklı ekosistemlerdeki paylaşım dinamiklerini inceliyor. Rapor ayrıca, geleneksel anlayışın dışına çıkan ve hızlı bir büyüme trendi içinde olan Paylaşım Ekonomisinin geleceğini masaya yatırıyor ve yaşanılan sıkıntıların altını çizerken, fırsatlara ve çözüm önerilerine de değiniyor.

Rapora göre, geleneksel DVD kiralama, araba kiralama gibi sektörlerin yavaşlama trendi içinde olduğu ancak araba paylaşma, müzik ya da video paylaşma, ev değiş tokuşu gibi bambaşka sektörlerin ortaya çıktığı paylaşım ekonomisinde, gelir bazında 2014 yılından 2015 yılına yüzde 97’lik bir büyüme gerçekleşmiş. Paylaşma ekonomisinin önümüzdeki 5 yılına baktığımızda, sadece ulaşım ve konaklamanın 500 milyar dolarlık bir potansiyel oluşturduğu hesaplanıyor.

Paylaşmanın geleceği

Çalışmada, “Paylaşım Ekonomisi”nin geleceği ile ilgili 3 ana tema öne çıkıyor:

Güvenlik ve şeffaflık

Paylaşım ekonomisi için raporun öne çıkardığı kritik noktalarından biri, dijital ödemelerde olduğu gibi, emniyet ve güvenlik. Kullanıcılar verilen hizmet kadar onları ve haklarını koruyan, güvenilir platformların beklentisi içinde. Bu da ancak ileri teknoloji entegrasyonu ve gerekli yasal altyapının oluşturulmasıyla mümkün.

Daha iyi bir tüketici deneyimi

Raporda, tüketicilerin yaşamını kolaylaştırmak, onlara sorunsuz bir deneyim yaşatmak için firmaların teknoloji entegrasyonunun yanı sıra işin insani ve duygusal yönünü de dikkate almaları gerektiği belirtiliyor. Bunun için kullanıcı geri bildirimlerine ve kişisel verilerin korunmasına önem verilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Erişilebilirlik

Blockchain, Nesnelerin İnterneti ve Yapay Zeka gibi kavramlar yaygınlaştıkça tüketicilerin ürün ve hizmetlere her an her yerden erişebilmesinin önemi de giderek artıyor. Bu sebeple paylaşım ekonomisinin de erişilebilirlik konusuna çözüm getirmesi önemli.

Raporda güven sağlamanın, müşteri deneyimini iyileştirmenin ve bir değer yaratmanın paylaşım ekonomisinin büyümesinde itici rol oynayacağı sonucuna varılıyor.

Mastercard’dan paylaşım ekonomisi girişimcilerine Start Path ile destek

Mastercard, girişimci destek programı olan Start Path Global’de fintech ve teknoloji alanlarında yeni katılan şirketler hakkında da bilgi verdi.

Programa dahil olan yeni katılımcılar, fiziki ve dijital perakendecilik arasındaki boşluğu kapatmaya yönelik farklı çözümler sunan firmalardan oluşuyor. Paylaşım ekonomisinin geleceğinde, ticaret ve ödemeler dijital platforma kaydıkça, tüketici talebini karşılamak için akıllı ve sorunsuz deneyim yaşatacak fintech çözümler daha da önem kazanıyor. Mastercard, Start Path programı ile bu boşluğu doldurmaya yönelen start up şirketlere ihtiyacı olan araçları ve danışmanlığı sunarak daha hızlı büyümelerine destek oluyor.

Mastercard’ın API platformu şirketlere yeni uygulamalar geliştirmeleri için fırsat sunuyor

Mastercard’ın paylaşım ekonomisindeki, kesintisiz, sorunsuz ve güvenli ticaret ihtiyacına yönelik olarak Mastercard Developers tarafından sunulan birçok yeni API’nin de tanıtımını yaptı. Bu yeni nesil dijital ödeme çözümlerinin geliştirilmesini kolaylaştıran API platformu ile finansal kurumlar, işletmeler ve teknoloji şirketleri Mastercard tarafından sunulan birçok farklı servisi kullanarak yeni uygulamalar geliştirebiliyor, işlerini büyütüp tüm dünyada yeni müşteriler edinebiliyorlar. Ödeme veri hizmetleri ve güvenlik alanlarına yönelik 40’tan fazla API mevcut. Mastercard Developers, Nesnelerin İnterneti (IoT) üzerindeki performanslarından tüketici alışveriş deneyimi ve kişisel finansman yönetiminin dijitalleştirilmesine kadar sunduğu yepyeni çözümler ile işletmelere destek oluyor. Mastercard, iş ortaklarının son teknoloji ve uygulamaları kolaylıkla test edebilmeleri için de Mastercard Developers platformuna Yeni & Deneyimsel (New & Experimental) API kategorisini ekledi. Böylece işletmeler güvenli ödeme ve paha biçilemez tüketici deneyimi yaşatma konusunda Amerika’yı yeniden keşfetmek zorunda kalmayacaklar. Bunlar arasında akıllı telefon üzerinden ödeme yapmayı sağlayan Masterpass QR, ödeme red ve uyarı kuralları oluşturarak kart sahiplerinin kartlarının nerede ve ne zaman kullanıldığını haber veren Spend Controls ve Spend Alerts, restoran ve perakende noktalarda hizmet süresini hızlandıran Qkr! With Masterpass, önden sipariş ve ödeme platformu ile çoklu kanal ve dijital platformlar üzerinden çözümler sunan Masterpass Chatbot yer alıyor.

Mastercard: Toplum Bilincinin Gelişmesi ile Yerel İşletmelere İlgi Artıyor

By admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir