Kanal Finans

MAİB, Karavelioğlu: “Makine Sektörü Avrupa Birliği’nin Açılışına Şartlandı"

07.05.2020 – Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) yılın ilk 4 ayında toplam makine ihracatını 5,3 milyar dolar olarak açıkladı. İhracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 10’un üzerinde azalan sektör Nisan ayında 957 milyon dolar ihracatta kaldı.

100.000 TL Paranız Olsa Nasıl Yatırım Yapardınız? Sanal Para ile Deneyin!

MAİB’in Makine Federasyonu ve TOBB Makine Sektör Meclisi işbirliği ile yaptığı anket ise makine ihracatçısı firmaların salgın nedeniyle ciddi iş kaybına uğradığını ortaya koyuyor.

Her 10 imalatçıdan 5’inin Mart ve Nisan aylarında dış sipariş alamadığını vurgulayan Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Her 10 firmadan 9’u da elinde gelecek üç aydan sonrası için iş olmadığını söylüyor. Kamu ve altyapı hizmetlerinin aksaksız sürebilmesi için açık kalması gereken makine sektörü, yüksek maliyetlere katlanarak verimsiz çalışmaya devam edecek. İyi başladığımız bir yılda frene basmak zorunda kaldık ama doğru hamlelerle yeniden hız kazanabiliriz” dedi.

Türk makine sektörünün ihracatı yılın ilk 4 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10’un üzerinde azaldı. Sektörün makine ihracatı ilk 4 ayda 5,3 milyar dolarda kaldı. Nisan ayındaki ihracat ise önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38 düşerek 957 milyon dolar oldu. Makine sektöründe en büyük kayıplar ana pazarlarda yaşandı. Nisan ayındaki ihracat kaybı en fazla makine ihraç edilen 5 büyük pazarda yüzde 52,5 ortalamasında gerçekleşti. Bu ülkelerden en az düşüş yüzde 43 ile Almanya’da yaşanırken Fransa’ya makine ihracatındaki düşüş Nisan ayında yüzde 71’e ulaştı.

“Hastalık Batı’ya doğru kaydıkça hasarımız arttı”

Sektörün geçtiğimiz yıl ulaştığı cironun yüzde 59’unun ihracattan geldiğini ancak Nisan ayında bu gelirin yarısını kaybettiklerini vurgulayan Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

“Yıla iyi başlamamıza rağmen, Uzak Doğu’dan gelen ara mal stoklarımız tükendikçe sorunlarımız arttı. Hastalığın merkezi Batı’ya doğru kaydıkça pazar kayıplarımız da yükseldi. Geçtiğimiz yıl Nisan ayında Almanya, ABD, Birleşik Krallık, İtalya ve Fransa’ya 564 milyon dolar değerinde makine göndermiştik. Bu yıl aynı ülkelere Nisan ayı ihracatımız 283 milyon dolara kadar geriledi.”

“Tam da korunacak zaman ve haldeyiz”

İlk 4 ayda yaşanan yüzde 10’un üzerinde düşüşün Mayıs sonunda yüzde 15’i aşabileceğini belirten Karavelioğlu şöyle konuştu:

“Küresel ekonomik krize en sıkıntılı yakalanan sektör makine sanayiidir. Makine imalatçıları dünyanın her yerinde baskı altında; toplam cirolarının yüzde 5’ine dahi varmayan yedek parça ve bakım-onarım hizmetleriyle ayakta kalamazlar. Rekabetin çok çetinleşeceği tabiidir. Yerli imalatçıları ithalattan korumak üzere gümrük duvarları yükseliyor. Yaklaşık 400 firmayla yaptığımız anket Nisan ayında normal üretimi süren fabrikaların oranının sadece yüzde 21 olduğunu gösteriyor. Makine imalatçısı her 10 firmadan 4’ü Nisan ayında yurtiçinden hiç sipariş alamadığını, 5’i ise yurtdışından hiç sipariş alamadığını söylüyor. Her 10 firmadan 9’u elindeki işleri bir ila üç ay içinde tamamlayacağını belirtiyor; sonrası için işleri yok. İyi başladığımız bir yılda frene basmak zorunda kaldık ama doğru hamlelerle yeniden hız kazanabiliriz. Gerekli olan, Türkiye’de kamu strateji dokümanlarının merkezine makinenin koyulduğunu ve yeniden sanayileşmede temel rolün makine sektörüne verildiğini akılda tutmaktır. Buna rağmen, desteklerin sektörlere göre değil, firmaların ihtiyaçlarına göre dağıtılmasının daha efektif ve adilane olacağına inanıyoruz.”

“AB ülkeleri için özel kampanyalar hayata geçireceğiz”

Almanya, Çin, ABD, Japonya ve Güney Kore gibi güçlü ekonomilerin 2030 stratejilerinin merkezinde makinenin yer aldığına fakat bu ülkelerin eylem planlarını eksiksiz olarak uygulamaya devam ettiklerine dikkat çeken Karavelioğlu şunları söyledi:

“Makine imalatının küresel liderleri salgın sonrası yeniden üretime başlamak konusunda sabırsızlanıyorlar. Özellikle Çin ve Almanya, yeni küresel pozisyonlanmalarda erken rol alarak egemenlik kapmak istiyorlar. İtalya, İspanya ve Fransa gibi AB’nin önemli üreticileri bu salgından oldukça yara almış olarak çıkacak. Biz diğer rakiplerimizle yarışta öne geçmek için bilhassa bu ülke pazarlarını nakış gibi işlemeliyiz, Avrupa pazarının lokomotifi Almanya ile endüstriyel işbirliklerimizi daha da güçlendirmeliyiz. Türkiye’nin Makinecileri markasıyla, biz bu süreçte Almanya başta olmak üzere tüm AB ülkeleri için özel kampanyalar hayata geçireceğiz.”

“Dünyanın durduğu ayda ithalatımız artmış”

Dünya ekonomisinin durduğu ve Türkiye’deki makine imalatçılarının üretimlerini kıstıkları bu dönemde, Mart ayı verilerine göre ithalatın yüzde 14 artmasının ise şaşırtıcı bir veri olduğunu ifade eden Karavelioğlu, “Makine ihracatının ithalatı karşılama oranı yüzde 85’den yüzde 73’e kadar gerilemiş. Oysa geçen yıl makine dış ticaret açığını 5 milyar dolara kadar indirmiştik. Şu an firmalarımız yüksek maliyetlerle ve verimsiz bir çalışmayla ayakta kalmaya çalışıyor. Personelimizi ne pahasına olursa olsun korumaya çalışıyoruz çünkü yetişmeleri on yılı aşan Ar-Ge ve tasarımcılarımız başta olmak üzere hepsi işlerinde uzmanlar” dedi.

 

MAİB, Karavelioğlu: “Çin ile İlk Kapışma Alanımız Avrupa Pazarı Olacak”

06.04.2020 – Koronavirüs salgınının küresel ticaret üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle, yılın ilk çeyreğinde makine ihracatı 4,3 milyar dolarda kalırken, ihracat artış oranı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre gerileyerek yüzde 0,4 oldu. Sektörde faaliyet gösteren firmaların yüzde 80’inin Mart ayında sipariş kaybı yaşadığını, yüzde 50’sinin ise hiç sipariş alamadığını vurgulayan Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “İhracat rakamlarımıza hızla yansıyacak bu kaybı yılın ikinci yarısında telafi edebilmemiz için, kamu planlarında odak ve pilot sektör olarak seçilen makine sanayiinin mutlaka mücbir sebep kapsamına alınması gerekiyor. Çin ve Almanya, iki küresel güç olarak 2030 stratejilerine bağlı kaldılar ve normalleşme sürecinde asıl rekabet alanı olacak makine sektörlerine destek verdiler. Pandeminin kontrol altına alınmasıyla birlikte hızla sertleşecek küresel rekabette güçlü kalabilmemiz,firmalarımızın likidite ve kadrolarını korumalarıyla ancak mümkün olabilir. Çin ile ilk kapışma alanımız Avrupa pazarı olacak” dedi.

Dünya ticaretindeki duraksamadan ciddi şekilde etkilenen makine sektörünün ilk üç aydaki toplam ihracatı 4,3 milyar dolar olurken, bir önceki yılın ilk çeyreğine göre ihracat artışı yüzde 0,4 seviyesinde kaldı. En büyük pazarı AB’ye ihracatı daralan makine sektörü, buradaki kayıplarını ABD’de yüzde 6,2 Rusya’da da yüzde 31,7 olarak gerçekleşen ihracat artışıyla telafi etti. İhracatı yüzde 32,1 artan elektrikli motor ve jeneratörlerin en yüksek artış gösteren ürün grubu olduğu bu dönemde traktör, tarım ve ormancılık makineleri yüzde 15,6 türbin, turbojet ve hidrolik sistemler de yüzde 13,7 artış sağladı.

Virüsün etkileri ve alınan tedbirlerin yeterliliğine dair yaptıkları sektörel anketin makine imalatçısı firmaların yüzde 80’inin Mart ayında sipariş kaybı yaşadığını, yüzde 50’sinin ise hiç sipariş alamadığını belirlediğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

“Biz sipariş kaybı yaşarken, orta teknolojili makine imalatının en büyük merkezi Çin’in toparlandığını ve yeniden üretime başladığını görüyoruz. Çin şu an Avrupa’da yaşanan duraksamayı kendi lehine çevirmeyi amaçlıyor. Yaşadığımız ekonomik kaybı yılın ikinci yarısında telafi edilebilmemiz için, küresel entegrasyonumuzu güçlendirecek yeni bir planlama yapmamız gerekiyor.”

“Uzak Asya ülkeleri Almanya ve Türkiye ile sert rekabet içinde olacak”

Salgın sebebiyle makine üretimini asgariye indiren Avrupa’nın sınırlı üretime geçmesinin Nisan sonunda gerçekleşmesinin beklendiğini belirten Karavelioğlu, “Bu süreçte başta İtalyan, İspanyol ve Fransız makine imalatçıları olmak üzere, pek çok Avrupalı KOBİ pazar kaybı yaşayacaktır. Daha erken üretime başlayan Uzak Asya ülkeleri de burada oluşacak boşluğu doldurmak için Almanya ve Türkiye ile sert rekabet içinde olacaktır. Dünyanın yeni normal arayışlarının odağında yine makine sektörü var. Türkiye’de üretim süreçlerinin planlaması, Avrupa yeniden üretime başladığında makine imalat sanayiimizin buradaki talebe hızlı yanıt verebileceği şekilde yapılmalı ve alınacak önlemlerin zamanlaması dikkatle planlanmalı” dedi.

“Çin ve Almanya 2030 stratejilerine bağlı kalıyor”

Geçtiğimiz yıl Türkiye’de kamu tarafından açıklanan strateji planlarında odak ve pilot sektör olarak seçilen makine sanayiinin, bu dönemde mutlaka mücbir sebep kapsamına alınması gerektiğine de dikkat çeken Karavelioğlu şunları ifade etti:

“Makine imalatçıları, üretim ekosisteminde sanayi, tarım ve hizmet alanlarındaki bütün sektörlerin tedarikçisidir ve biz bu ekonomik bütünsellik içinde hiçbir sektörün herhangi bir desteğin kapsamı dışında kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Küresel makine ticaretinde rekabetin koşulları tamamen değişirken, kamu stratejilerinin merkezinde odak sektör olan makine sanayiinin ihtiyaçlarına da çok dikkatli ve özenli şekilde yaklaşılması gerektiğini savunuyoruz.”

Çin ve Almanya’nın iki küresel güç olarak 2030 stratejilerine bağlı kaldıklarını ve normalleşme sürecinde asıl rekabet alanı olan makine sektörlerine destek verdilerini belirten Karavelioğlu, “Uluslararası rekabet kızışıyor. Çin ile ilk kapışma alanımız Avrupa pazarı olacak. Bu süreçte kapasitelerini düşürmek zorunda kalan firmalarımızın esnek ve kısmi çalışma imkânlarından yararlanarak kadrolarını koruyacak olmaları önemlidir. Firmalarımızın elinde tamamlamaları gereken uluslararası taahhütler var. Mücbir sebep kapsamına alınmak, teslimatlarda yaşanmakta olan gecikmeler nedeniyle ileride doğacak hukuki süreçler için de gerekmektedir ”

“Tedarik zincirlerini gözden geçiren Almanya ile yakın temastayız”

Pandemi sonrası normalleşme sürecinde küresel makine ticaretinde Almanya’nın çok önemli bir rol oynayacağını belirten Karavelioğlu şöyle konuştu:

“Makine sektörünün teknolojik lideri Almanya tam kapasiteli üretime yeniden başladığı zaman, belli ürün gruplarındaki pazarını Çin’e kaptırmamak için re-export stratejisini güçlendirecek ve kendi üretmediği makine ürünlerinin ithalatına öncelik verecektir. Biz bu zincirde yer almanın önemine uzun zamandır dikkat çekiyoruz. Almanya’da tamamına yakını açık tutulan büyük işletmeler, tedarik zincirlerini gözden geçirmeye çoktan başladılar. Hangi ülkede, hangi tedarikçi, ne kadar sürede ihtiyacı karşılayabilir araştırması içindeler. Burada Türkiye adına önemli fırsatlar var. Almanya’daki temaslarımızı sürüyor, fuarların tamamına yakınının iptal edildiği bu yıl hedef mecralarda tanıtım çalışmalarına ve özellikle dijital etkinliklere büyük önem veriyoruz.”

 

 

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu:  “İthalatın ihracattan hızlı artmasına izin veremeyiz”

10.03.2020 – Makine sektörü Şubat ayında 1,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Yılın ilk 2 ayında toplam ihracatı 2,9 milyar dolar olan sektör, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 5,2 artış sağlamayı başardı. 2019 yılında ihracat düşüşü yaşanan Almanya pazarında yeniden artış sağladıklarını belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Covid-19 salgını küresel üretimdeki eksen kaymasını hızlandırıyor. Bugüne kadar kurduğumuz güçlü ilişkiler, daha önce olduğu gibi küresel kriz zamanlarında makine ihracatımıza yine olumlu etki ediyor. Bütün dikkatimizi ihracata verdiğimiz bu dönemde, makine ithalatındaki hızlı artışı endişeyle karşılıyoruz” dedi.

Türkiye’de makine teçhizat yatırımlarının bu yıl ikinci çeyrekten itibaren artmaya başlayacağını beklediklerinin altını çizen Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, dünya genelindeki resesyon riskine rağmen Türkiye’de güven endekslerinde yükselişe dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bu durum sürerse genel imalat sanayiinde kapasite kullanım oranlarının artacağını ve yeni yatırımlarla ilgili gelişmelerin gündeme geleceğini bekleyebiliriz. Yatırım dönemleri makine ithalatını körükleyen ve her zamankinden daha dikkatli olunması gereken zamanlardır. Ocak ayında ihracatın yüzde 8,8, ithalatın ise yüzde 16,1 arttığını ortaya koyan TÜİK verilerini kaygıyla izliyoruz. Geçen yıl makine dış ticaret açığını 5 milyar dolara kadar indirmeyi başarmıştık, bu avantajı olabildiğince koruyacak yeni tedbirler geliştirmeliyiz. Yerli makine kullanımını teşvik eden, mecbur kılan mevzuatın uygulanmasında katı tutum almalıyız” dedi.

İmalat batıya doğru kayarken Türkiye nasıl etkilenecek?

Covid-19 salgınının küresel imalat zinciri üzerindeki etkisini değerlendiren Karavelioğlu, bugüne kadar Çin’de yoğunlaşmış bulunan endüstriyel üretimin dünyanın ana merkezleri arasında daha dengeli paylaşılacağı bir dönemin hazırlıklarının salgından önce başladığına dikkat çekerek, “Ticaret savaşları başlamadan önce küresel makine imalatının yüzde 51’i Asya’da yapılıyordu. Uzak Doğu’da imal ettirdikleri makineleri dünyaya pazarlayan sayısız küresel marka, yatırımlarını buraya kaydırırken bile bile bir risk alıyordu. Covid-19 salgını, imalat zincirlerinin rotasını değiştirme planlarını hızlandıracak bir unsur haline geldi” dedi.

Uzak Doğu’da üretilen mamullere, yarı mamul, komponent ve hammaddelere erişimin virüs nedeniyle ancak yüzde 50 kapasiteyle sağlanabildiğini belirten Karavelioğlu, “Üretim merkezlerinde coğrafya değişikliği sağlayacak orta vadeli geçiş süreci Türkiye’deki imalatçıları da etkileyecek. Seri üretim yapan büyük işletmelerimiz alternatif zincirler kurana kadar zorlanacaktır. Yan sanayimiz ile özel maksatlı ve ileri teknolojili makineler üreten imalatçılarımız ise kapasitelerini ve dünya ticaretinden aldıkları payı artıracaktır” dedi.

Makine sanayiimizin küresel marka değeri öne çıkarılmalı

Küresel makine imalatının gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında yeniden pay edileceği yeni dönemde Türkiye’nin, makine sektörünün uluslararası itibarını iyi değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken Karavelioğlu şunları söyledi:

Virüsün tüm dünyayı etkisi altına aldığı 2 ayda Almanya, ABD, İtalya ve Fransa gibi ülkeler bizden daha fazla makine satın aldı. Rusya’ya satılan makine miktarındaki artış yüzde 45’e yaklaştı. Bu artışın giderek yükselmesi muhtemeldir. Yaşanan sürecin yurt içindeki yabancı yatırımlara etkisini dikkatle izlemeliyiz. Sektörü cesaretlendirmek ve ölçekleri büyütmek üzere yatırım ve faaliyet ortamını mutlaka iyileştirmeliyiz. İnsan kaynağı geniş, kayıt dışı oranları ihmal edilebilir seviyede olan, piyasası denetim ve gözetim altında tutulan ülkeler büyük avantaja sahip olacaklar. Bu ülkeler; sermaye, fikri mülkiyet hakları, evrensel norm ve değerler güvence altında olursa küresel yatırımların yeniden paylaşım sürecinde öne çıkacaklar.”

Makine sanayiinin yılın ilk 2 ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler Almanya, ABD, İtalya, İngiltere ve Fransa oldu. Makinecilerin Rusya’ya ihracatı, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 36 arttı. Makine sektörünün çok ihraç ettiği ürünler soğutma makineleri ile içten yanmalı motorlar olurken, inşaat ve madencilik makineleri, tarım makineleri ve türbin turbojetlerde ihracat artışı yüzde 10’nun üzerine çıktı.

 

MAIB: “Avrupalı Makine İmalatçısının Gözü Türkiye’de Olacak”

19.02.2020 – Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve teknoloji geliştirme bölgelerini etki altına alan Covid-19 salgınının küresel üretim ve ticarette neden olduğu aksaklıklardan en hızlı etkilenecek sektörün makine imalat sanayii olduğunu açıkladı. Tedarik zincirlerinin zaaflarıyla yüzleşmekte olan global markaların Çin’deki üretim yatırımlarının geleceğini tartışmaya virüsten çok önce başladıklarını belirten Karavelioğlu; “Son iki yıldır keskinleşen korumacı politikaların meydana getirdiği belirsizlikler, salgın hastalıklar karşısındaki çaresizlikle daha da pekişecektir. Üretimin Batı’ya doğru çekilip makine geliştiren ülkeler arasında daha dengeli bir şekilde paylaştırılacağı bir geçiş dönemine hazır olmalıyız.” dedi.

Makine Sektörü Covid-19 Krizini Yönetmeye Odaklandı

“Makine alt gruplarında dış ticaretin değer bazında yüzde 5 daralma riski var”

Çin’in küreselleşmiş makine imalatçılarının ana üretim üssü olduğunu vurgulayan Karavelioğlu şunları ifade etti:

“Çin dünya makine üretiminin üçte birini, toplam makine ihracatının ise beşte birini tek başına yapıyor. Yıllık 430 milyar dolara ulaşan makine ihracatının yüzde 50’sini AB ve ABD’ye paylaştırıyor, yüzde 25’ini ise Japonya, Kore, Singapur üzerinden dünyaya dağıtıyor. Bu kadar güçlü ve vazgeçilmez hale gelmiş olan Çin’in yatırım çekme ve büyüme konularındaki agresif stratejileri, makine sektörünün diğer merkez bölgelerini tedbir almaya zorluyordu.Covid-19 salgını bu süreci hızlandırdı.”

Çin makine imalat sanayiinde yaşanacak bir sıkıntının bütün dünyayı etkileyeceğini belirten Karavelioğlu, “Komponent ve ara-malı akışı daralmaya başladı. Fason imalatta ortaya çıkacak sorunlar, makinelerin menşe kazandığı ülkenin marka değerine de bağlı olarak dış ticaret rakamlarını 2-3 kat düşürebilir. Tahmin yapmak kolay değil fakat kriz kontrol altına alınamaz ve tam karantina uygulanan eyaletler artarsa makine alt dallarında farklılaşan, bazı grupların ihracatında değer bazında yüzde 5’e, miktar bazında yüzde 10’a kadar daralmalarla karşılaşabileceğimizi öngörerek pozisyon almaya çalışıyoruz. Yaşanan riski yönetmek için, atıl kapasitelerimizin yetmeyebileceği alanlarda ölçek büyütmek gerekeceğine inanıyoruz” dedi.

“Küresel sektöre entegrasyonumuz AB ve ABD üzerinden”

Salgından dolayı komponent, yarı mamul ve hammadde ihtiyacını Çin’den karşılayamayan makine imalatçılarının ciddi sıkıntılar yaşayacağının altını çizen Karavelioğlu şunları söyledi:

“Bir an önce virüsün tedavisinin bulunmasını ve daha fazla can kaybı yaşanmamasını temenni ediyoruz fakat işlerin de bütün dünyada devam etmesi gerekiyor. Makine sektöründeki herhangi bir sorun bütün sanayi dallarının sorunudur. Türkiye’nin makinecilerinin küresel sisteme entegrasyonunun Almanya ve ABD üzerinden olduğunu görüyoruz. Bu ana iki pazarımızdan başlayarak, tüm imkânlarımızla makine kullanıcılarının ihtiyaçlarına cevap vermek istiyoruz. Bu süreçte ciddi sorunlarla karşılaşacak olan Avrupalı makine imalatçılarının gözlerini Türkiye’ye dikmesinin beklenen bir gelişme olduğunu düşünüyoruz.”

“Coğrafya değiştirecek yatırımların yeni adresi olmalıyız”

Salgın krizinin küresel markaların doğrudan yatırım planlamalarında takvimi öne çekebileceğini belirten Karavelioğlu, “Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı firmalar, global ihtiyaçlarını ilk etapta ölçek artışıyla karşılamaya çalışacaklardır. Makine üretim yatırımlarının bir seneden kısa sürelerde yapılamayacağını ve tevsi projelerinin ağırlık kazanacağını düşünerek teşvik ve destek mekanizmaları geliştirmeliyiz. Orta vadede de yeni adres arayacak yatırımları Türkiye’ye çekmek konusunda aktif, istekli ve ısrarcı olmalıyız” dedi.

Yabancı sermaye çekmenin ilk şartının makine imalatçısına güven veren bir yatırım ortamı sağlamak olduğunu vurgulayan Karavelioğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Yatırım ortamının cazip hale getirilmesi için kayıt dışıyla mücadele ile piyasa denetimi ve gözetiminde tavizsiz bir tutum sergilemeliyiz. Ölçek zaafımızı ortadan kaldırmak ve Ar-Ge faaliyetlerimizi sürdürülebilir kılmak için de bu elzemdir. Üretim üslerinin coğrafya değiştireceği virüs tedarik zincirlerini vurmadan önce de belliydi, geçiş dönemini iyi değerlendirebilirsek yeniden sanayileşme çabamız için çok önemli kazanımlar elde ederiz.”

 

MAIB: Türkiye 2019 Yılını 17,9 Milyar Dolar Makine İhracatıyla Tamamladı

13.01.2020 – Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) Türkiye’nin 2019 yılı toplam makine ihracatını 17,9 milyar dolar olarak açıkladı. Makine sanayiinin en fazla ihracat gerçekleştiren üç sektörden biri olduğu yılda ihracatın ithalatı karşılama oranını yüzde 76,3 ile rekor seviyeye taşıdıklarını belirten MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Teknolojik rekabet gücünü kaybetmek istemeyen ülkeler, yurt dışından artık daha az makine alıyor. Biz buna rağmen 300 bin ton daha fazla makine ihraç ettik ve 2019 yılında ihracat gelirimizi 720 milyon dolardan fazla artırmayı başardık” dedi.

İhracatını geçtiğimiz yılsonuna göre yüzde 4,2 artıran makine sektörü yılı 17,9 milyar dolar ihracatla kapattı, Serbest Bölgelerden yapılan ihracatla birlikte bu rakam 19 milyar dolara yaklaştı. Bu değer “genel ticaret verilerine” göre 180,5 milyar dolar olarak açıklanan Türkiye’nin toplam ihracatı içinde yüzde 10,5 paya karşılık geliyor. Yerli sanayi vurgusuyla Türkiye’nin makine ithalatının yüzde 17,6 gerilediği bu yıl, makine ihracatının ithalatı karşılama oranı yüzde 76,3’e yükseldi.

Bir önceki yıl 10 milyar dolar olarak gerçekleşen makine dış ticaret açığının yarı yarıya kapanmasından memnun olduklarını belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Makine dış ticareti tüm dünyada daralıyor; sadece Türkiye değil, herkes kendi ülkesinin makinelerine yöneliyor. 2019 yılında küresel ölçekte 450 milyar dolarlık mal daha koruma altına alındı, bu malların büyük kısmını makineler oluşturdu. Geride bıraktığımız yıl lider ülkeler başta olmak üzere dünya toplam makine ihracatı düşerken, biz makine ihracatımızı yüzde 4’den fazla artırmayı başardık. Bizi bu süreçte başarılı kılan asıl unsur, Türk makinelerine dair pozitif algı ve kalite-fiyat ekseninde optimum pozisyon almamız oldu” dedi.

“Borçsuz ve istikrarlıyız, 2020’yi daha rahat geçireceğiz”

2019 yılında en fazla ihraç edilen makineler soğutma makineleri ve klimalar, içten yanmalı motorlar ve aksamları, yıkama ve kurutma makineleri, inşaat ve madencilik makineleri ile pompa ve kompresörler oldu. Bu dönemde oransal olarak en fazla ihracat artışı sağlayan ürünler ise elektrik motorları ve jeneratörler, yük kaldırma, taşıma, istifleme makineleri ile traktörler, tarım ve ormancılıkta kullanılan makinelerdi.

2019 yılında siyasi belirsizlikler, jeopolitik riskler ve teknoloji savaşları nedeniyle öngörüldüğü ölçüde büyümeyen hedef pazar ekonomilerindeki durgunluktan en fazla makine ve teçhizat yatırımlarının etkilendiğini belirten Karavelioğlu, Türk makine sektörünün borçsuz ve istikrarlı yapısıyla durumu lehine çevirmeyi başardığına dikkat çekerek şunları söyledi:

2019 yılı dünyanın geri kalanından pozitif ayrışan ihracat performansımız dışında, yurtiçinde de önemli kazanımlar sağladığımız bir yıl oldu. Hemen bütün strateji planlarında odak sektör olarak yer aldık, Bakanlıklarımızın sorumluluğuna bir bakıma ortak olduk. Yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik atılan adımların da katkısıyla, yurtiçindeki sabit sermaye yatırımlarının yılın ikinci yarısında, sekiz çeyrek sonra yeniden artmasını bekliyoruz. Geride bıraktığımız zorlu süreci makinelerimizin verimliliğini artırarak, ürünlerimizi çeşitlendirip teknoloji seviyelerini yükselterek değerlendirdik. Türkiye’nin giderek daha rekabetçi hale gelen bir makine sektörüne sahip olduğunu, 2020’de yine herkese göstereceğiz”.

“Dünyanın geleceğinden makine kullanıcıları sorumludur”

Verimlilik kavramının makinelerin performansında önemli bir kriter haline geldiğini ve daha az maliyetle daha çok iş yapmanın temel bir ölçüt olduğuna dikkat çeken Karavelioğlu, çok yakın gelecekte dünya ticaretine egemen olacak gelişmeleri şöyle değerlendirdi:

Makine kullanıcıları yatırım kararlarında enerji sarfiyatı, fire, atık ve sürdürülebilirlik gibi kalite kavramı içinde değerlendirilen birçok parametreyi dikkate almalıdır. Sınai üretim veya hizmetler için kullanılan makinelerin enerji ihtiyaçlarının, yer küremize geri döndürülemez zararlar verilerek karşılandığı unutulmamalıdır.”

İklim değişikliğinin insanlığın en büyük sorunu olduğunu ve endüstriyel stratejilerde yer verilmediği takdirde bir ülkenin dış ticaretten aldığı payı en çok etkileyecek unsur haline geleceğini belirten Karavelioğlu, “Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı AB, karbon vergilerini hayata geçiriyor. AB ülkeleri planlı bir süreç içinde, kötü gidişe kayıtsız kalan ülkelerin mallarını ithal etmeyecekler. Korumacı bir dış ticaret politikası gibi algılansa da bu yaklaşımı insanlığın temel değerlerine fevkalade uygun buluyoruz ve Türkiye’nin Makinecileri olarak, bu olguyu zamanında önlemler alarak yönetmek üzere kamuoyunda bir farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz” dedi.

 

 

Makine İhracatı 3. Çeyrekte 13 Milyar Doları Geçti

10.10.2019 – Yılın ilk 9 ayında ihracatını yüzde 5,2 artırmayı başaran makine sanayii, toplam ihracatını 13,2 milyar dolara taşıdı. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’nda odak sektör olarak belirlenen makine sanayiinin rekabetçi yapısıyla Türkiye’deki tüm sektörlerin teknolojik kapasitesini artırdığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Katma değeri yüksek ürünlerin yerli imkân ve kabiliyetlerle üretimini hedefleyen bu programın makine sektörü ile başlaması, Türkiye’nin teknoloji odaklı büyüme stratejisini kararlılıkla uygulayacağının göstergesi olmuştur” dedi.

“Türkiye her gün 10 bin ton makine ihraç ediyor”

Her gün 10 bin ton makine ihraç eden Türk makine sanayiinin 23 alt sektörünün tamamında ürün kalitesini artırdığını ve Ar-Ge yatırımlarıyla devam eden bu gelişmenin Türkiye’nin Makinecileri’ni tüm sektörler için rol model haline getirdiğini belirten Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

“Yeniden sanayileşmenin ana unsuru makine sanayiinin, gelişen bir ekonominin stratejik sektörü olduğu devletimiz tarafından kesin kabul görmüştür. Son dönemde Bakanlıklarımız tarafından kararlılıkla hayata geçirilen yenilikçi uygulamalarda pilot sektör olarak makinenin seçilmesi, sektörümüzün gelişim kapasitesine duyulan güvenin de bir göstergesidir. Bu güvene layık olmak ve makine sanayiinin yüksek katma değer potansiyelinden tüm sektörlerin istifade edebilmesini arzu ediyoruz”

“Küresel krizi fırsata çevirmek için çalışıyoruz”

Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı Almanya’daki ekonomik durgunluğun makine ihracatçılarını doğrudan etkilediğini belirten Karavelioğlu, “2019 yılında azalan küresel talepten en fazla etkilenen oyuncuların başında Almanya sanayii geliyor. Almanya ekonomisinin 2019 büyüme beklentisinin %0,8’den, 2013’ten bu yana en kötü performans olan %0,5’e çekilmesi buradaki daralmanın devam edeceğini gösteriyor. En büyük pazarımız olan Almanya’daki bu sorunları önceden görerek başta ABD ve Rusya olmak üzere kritik pazarlara yönelik çalışmalar yaptık. Girişimlerimizin olumlu netice vermesi, ihracat performansımızı koruyabilmemizi sağladı. Dünya Ticaret Örgütü küresel ticaret hacmindeki büyüme hedefini bu yıl için yüzde 1,2’ye indirirken, Türk makine sanayii küresel ticaret hacminin 4,5 katı büyüme performansı gösterdi. Küresel krizi bir kez daha fırsata çevirmek için tüm gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

Makine sektörünün yılın ilk 9 ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler Almanya, ABD ve İngiltere oldu. ABD’ye yaptığı makine ihracatı yüzde 13,3 artışla 1 milyar dolara ulaşan sektörün, en fazla ihracat artışı gösterdiği diğer ülkeler ise Irak, Rusya ve Fransa olarak kaydedildi.

 

 

 

8 Aylık Makine İhracatı 11,6 Milyar Dolara Yükseldi

10.09.2019 – Yılın ilk 8 ayında ihracatı 11,6 milyar dolara ulaşan makine sektörü, ihraç ettiği ürün miktarını geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 13,8 artırarak 2 milyon tonun üzerine taşıdı. OECD bölgesinde yaşanan ekonomik daralmanın sabit sermaye yatırımlarını olumsuz etkilediği bir süreçte makine satışlarındaki artışın yüksek olduğuna dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Küresel mal ticaretindeki sorunların fiyatlar üzerindeki baskısını dengeleyecek bir ihracat stratejisi yürütmek ve makine imalatçılarını iç piyasada da destekleyecek bir pozisyon almak zorundayız” dedi.

Makine sektörünün ilk 8 ayda en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülke, yılın ikinci çeyreğinde ekonomisi yüzde 0,1 oranında daralan Almanya oldu. Almanya’ya 1,5 milyar dolar düzeyinde ihracat gerçekleştiren makine sektörü, ABD’ye ihracatını geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 11,5 oranında artırarak 876 milyon dolara taşıdı. Euro Bölgesi’ndeki büyümenin durma noktasına geldiği bu süreçte ABD ve Rusya ile makine ticaretini artıracak çalışmalara özel önem verdiklerini belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

“Makinelerimizin KG başına ortalama birim fiyatlarının 14,3 dolara kadar ulaştığı ABD’nin Türkiye’den en fazla satın aldığı ürün makinedir. Küresel makine ithalatı içindeki payı yüzde 16,5’e ulaşan ABD’nin makine ithalatının yüzde 30’dan fazlasını Çin’den gerçekleştirdiği düşünüldüğünde, ABD’nin Çin ürünlerine yönelik ek vergi uygulamasının makine ihracatçılarına yeni fırsatlar sunduğu çok açıktır. ‘Türkiye’nin Makinecileri’ markasıyla ABD’ye özel bir tanıtım çalışması yürüteceğiz, bu ülkeye yıllık 1,3 milyar dolar düzeyindeki makine ihracatımızı 2 milyar doların üzerine taşımak için yoğun çaba göstereceğiz. Bu süreçte Almanya’daki temaslarımızı da artıracak, oradaki yavaşlamayı da telafi etmeye çalışacağız”

“Rusya yeniden en büyük dört pazarımızdan biri olacak”

Rusya’ya makine ihracatının 308 milyon dolar olarak gerçekleştiği 8 aylık dönemde, bu ülkeye gönderilen makine miktarının yüzde 21 oranında arttığına dikkat çeken Karavelioğlu, yılın son dört ayında bu artışı hızlandırmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi:

“Temmuz ayında Ticaret Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızla birlikte Ekaterinburg’ta kurduğumuz temasların Rusya’da önemli bir yansıması oldu. Ülkemiz son 2 aylık süreçte, bayram tatillerindeki kesintiye rağmen Rusya’ya 84 milyon dolar karşılığı makine ihraç etti. Rusya’nın yeniden en büyük dört pazarımız arasında olması için çalışıyoruz. İleri teknolojiye yatırım yapan ülkelerin tamamını yakın takibimizde tutacak, küresel mal ticaretindeki sorunların fiyatlar üzerindeki baskısını dengeleyecek çok yönlü bir ihracat stratejisi yürüteceğiz. Tüm ekonomilerin büyümekte zorlandığı bu dönemde, makine imalatçılarını iç piyasada da destekleyecek bir pozisyon alınması gerektiğini düşünüyoruz.”

 

 

Makine İhracatı 7 Ayda 10 Milyar Doları Geçti

MAİB, Karavelioğlu: “Makine Sektörü Avrupa Birliği’nin Açılışına Şartlandı"

07.08.2019 – Temmuz ayında 1,5 milyar dolar ihracat kaydeden makine sanayii, yılın ilk 7 ayında toplam ihracatını 10,3 milyar dolara çıkardı. Finans piyasalarında işaretleri artan parasal genişleme politikalarının, ilk 6 ayda yüzde 2,6 daralan dünya ticaretini olumlu etkilemesini umduklarını ifade eden Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Sabit sermaye yatırımlarında yaşanan küresel yavaşlamaya rağmen, yurtdışına giderek daha fazla makine satıyor olmamız sektörümüzün başarısının konjonktürel olmadığının göstergesidir. Korumacı tedbirler, siyasi yaptırımlar ve Brexit belirsizliği nedeniyle dünya makine ticareti azalırken, bizim ihracatımız ve dolayısı ile pazar payımız artıyor. Parasal genişleme, risk iştahını artıracak bir gelişmedir ve kısa süre içinde makinelerimizin fiyatlarına olumlu yansımaları olacaktır” dedi.

“İhracat gelirimizi daha hızlı artıracağız”

Teknoloji savaşlarının ticareti kısıtlayıcı tedbirlere dönüşmesinin küresel yatırım ortamında bir bozulma oluşturduğunu ifade eden Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, son dönemde olumlu gelişmeler yaşandığına dikkat çekerek şunları söyledi:

Makine imalatçılarımız iç ve dış pazarlardaki gerilemeyi, tekno-ekonomik kapasitelerinde bir zaafa uğramamak için fiyat düşürerek aşmaya gayret ediyorlar. Finansmana erişimin yüksek maliyetleri nedeniyle daha düşük fiyatlarla ama daha fazla makine satmayı tercih ediyorlar. Geçtiğimiz yıl 1,5 milyon ton olan makine ihracatımız 2019’un aynı döneminde 1,75 milyon tonu aştı. Bu süreçteki stratejimiz, aylık ortalama 1,5 milyar dolar düzeyindeki ihracat gelirimizi korumaktı. Gelişmiş ülkeler arasındaki çekişmelerin nereye evrileceği hâlâ belirsizliğini korumakla beraber, finansman maliyetlerini düşürecek adımların atılmasıyla umut verici gelişmeler yaşıyoruz. Küresel yatırım ortamında yaşanacak iyileşmenin de etkisiyle ihracat gelirlerimizi daha hızlı artıracağımıza inanıyoruz.”

 

12 aylık toplam ihracat 17,7 milyar dolar

Yılın ilk 7 ayında 10,3 milyar dolar ihracat gerçekleştiren makine sektörünün başlıca ihracat pazarları içinde en yüksek değer artışı ABD, Fransa, İspanya ve Rusya’da gerçekleşti. Sektörün son 12 aylık dönemdeki toplam ihracatı da, bir önceki döneme göre yüzde 6,3 artışla 17,7 milyar dolara yükseldi. Makine sanayiinde başlıca ürün grupları içerisinde ihracatını en fazla artıran sektörler ise inşaat ve madencilik makineleri, traktör, tarım ve ormancılık makineleri ile tekstil ve konfeksiyon makineleri oldu.

 

 

Türkiye’nin Makinecileri Rusya’ya Çıkarma Yapıyor

05.07.2019 – Türkiye’nin makine ihracatı yılın ilk yarısında yüzde 4,9 artarak 8,8 milyar dolara yükseldi. İhraç edilen makine miktarı ise geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 15,7 artarak 1,6 milyon tona ulaştı.

Uluslararası ticaretin kapsamını genişletecek gelişmelerle yılın ikinci yarısından daha umutlu olduklarını belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “En büyük ihracat pazarımız Almanya’daki sanayi üretimi düşüşünden olumsuz etkileniyoruz. Farklı pazarlara yönelmeye çalıştığımız bu süreçte, G-20 Zirvesi’nde uluslararası ticaret savaşlarını bitirmeye yönelik atılan adımları ise olumlu değerlendiriyoruz. İleri teknolojiye yaptığımız yatırımlarla tüm dünyaya makine satacak güce ulaştığımızı dünya ticaretine darbe vurmuş bütün olumsuzluklara rağmen sağladığımız önemli artışlarla gösteriyoruz. İhracatımızda sağladığımız değer artışını, miktar artışında yakaladığımız yüzde 15 seviyesinin üzerine çekmek için çalışıyoruz” dedi.

“2019’un en büyük etkinliğini Rusya’da yapıyoruz”

Haziran ayında hem yurt içinde hem de yurt dışında, imalatçılara ümit veren gelişmelerin yaşandığına dikkat çeken Karavelioğlu makine sektörünün ihracat pazarlarında kurduğu ticari ilişkiler hakkında şu bilgileri verdi:

“Yılın ilk yarısında ABD’ye makine ihracatımız yüzde 13,9 arttı. Artış oranımız Fransa ve İspanya’da yüzde 20’leri aştı. Bunlar tesadüfen yakalanmış başarılar değildir, Türk makine sektörünün kaliteye ve markalaşmaya yaptığı yatırımların bir sonucudur. Geçtiğimiz günlerde, ITMA Fuarı dolayısıyla Barcelona’da bir araya geldiğimiz İspanyol sanayicilerden yılın ikinci yarısında daha fazla sipariş vereceklerinin sözünü aldık. Bu hafta da partner ülke olarak katıldığımız İnnoprom fuarında Rus sanayicilerle bir araya geleceğiz; Ticaret Bakanlığımız ve Sanayi Bakanlığımızla birlikte Rusya’da önemli temaslarda bulunacağız.”

Karavelioğlu, yılın ilk 6 ayında Rusya’ya yapılan toplam makine ihracatının 224 milyon dolar olduğunu belirterek“Rus pazarında yılın ilk yarısında yüzde 11,8 düzeyinde gerçekleşen makine ihracatı artışını, bu ülkede yapacağımız yoğun temas ve tanıtım faaliyetleriyle yıl sonuna kadar yüzde 20 seviyesine çıkarabileceğimize inanıyoruz. Türkiye’nin Makinecileri markasıyla bu konuda yapacağımız çalışmalar hakkında, Türk kamuoyunu gelecek hafta daha yakından bilgilendireceğiz.” dedi.

 

Tekstil ve Konfeksiyon Makineleri İhracatında Hedef 1 Milyar Dolar

MAİB, Karavelioğlu: “Makine Sektörü Avrupa Birliği’nin Açılışına Şartlandı"

27.06.2019 – Dünyanın en büyük uluslararası tekstil makineleri fuarı ITMA, Türkiye’nin Makinecileri’ni Barcelona’da ağırladı. Tekstil ve hazır giyim makineleri ihracatı geçtiğimiz yıl 722 milyon dolara ulaşan Türk makine sektörü, 165 firmayla katıldığı ITMA fuarında yeni ürünlerini sergiledi. 45 ülkeden 1700 katılımcının yer aldığı fuarda Makine İhracatçıları Birliği, “Turkish Machinery” markasıyla tanıtım çalışmaları yaptı.

Türkiye’nin Ortadoğu’dan Avrupa ve Uzak Asya’ya kadar dünyanın farklı bölgelerinden tekstil ve konfeksiyon makinesi ihraç ettiğini belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Tekstil ve konfeksiyon makineleri alanında geliştirdiğimiz ileri teknolojili ürünlerimiz ve faaliyet alanında markalaşma stratejisi yürüten firmalarımız öncülüğünde tüm dünyaya ihracat yapmanın gururunu yaşıyoruz. 2018 yılında 722 milyon dolara ulaşan tekstil ve konfeksiyon makineleri ihracatımızı 1 milyar dolara çıkaracak gücümüz var. Makinelerimizin yüksek üretim performansı ve farklı tasarımlara hizmet verebilecek esnek yapısı bizleri bu seviyeye kısa vadede taşıyacaktır” dedi.

“Tekstil ve konfeksiyon üreticilerimiz bize güvensinler”

Türk firmaların ITMA fuarında sergiledikleri yeni ürünlere yoğun ilgi ve talep olduğuna dikkat çeken Karavelioğlu şunları söyledi:

“Bu yılın ilk 5 ayında tekstil ve konfeksiyon makineleri ihracatımız miktar bazında yüzde 26 arttı. Daha önce 4 makine gönderdiğimiz yere, artık 5 makine gönderiyoruz. Bu sayı daha da artacak, makinelerimizin gerçek değerine ulaşmasıyla birlikte değer bazında sağladığımız yüzde 15 artış da yükselecektir. Pazarlık gücümüzü koruyabilmek için iç piyasadaki talebin korunmasına ihtiyacımız var.Oysa Türkiye her yıl tekstil ve konfeksiyon makineleri alanında 1 milyar dolar dış ticaret açığı veriyor. Türk makinelerinin kalitesini tüm dünya anladı, tekstil ve konfeksiyon üreticilerimizin de bize güvenmesi gerekiyor.”

 

Makine İhracatı İlk 4 Ayda 5,8 Milyar Dolara Yükseldi

MAİB, Karavelioğlu: “Makine Sektörü Avrupa Birliği’nin Açılışına Şartlandı"

Türkiye’nin Makinecileri yeniden stratejik sektör olmayı talep ediyor

10.05.2019 – Türk makine sektörü ihracat gelirini 2019 yılının ilk dört ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 artırarak toplam ihracatını 5,8 milyar dolara yükseltti. Makine sektörünün ihracat performansının her yıl artarak devam ettiğini belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Makine ihracatındaki miktar artışını değer bazında da yakalamak zorundayız, bunu sağlayacak teknolojik bilgi ve deneyime fazlasıyla sahibiz. Bu gücü küresel rekabete taşıyabilmek için Yeni Ekonomi Programı kapsamında makine sektörü bütün dünyada olduğu gibi stratejik sektörler arasında konumlandırılmalı, gerek sanayi gerekse ticaret politikalarıyla desteklenmelidir. Yerli makine Türkiye ekonomisinin ilacıdır” diye konuştu.

Türkiye’nin Makinecileri yılın ilk 4 ayında başta ABD, İngiltere, İtalya ve Fransa olmak üzere sanayisi gelişmiş ülkelerde önemli ölçüde ihracat artışı sağlayarak, dünya geneline ihraç ettiği makine miktarını yüzde 18,1 artırdı. Türk makine sektörünün en büyük ihracat pazarı Almanya sanayiindeki durgunluk ise bu ülkeye yapılan makine ihracatının yüzde 8,8 gerilemesine neden oldu. Türk makine sektörü bu performansıyla ihracat gelirini, yılın ilk 4 ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,5 artırdı. Sektörün toplam ihracatı 5,8 milyar dolara yükseldi.

Makine sektöründe ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 78,8’e ulaştığını vurgulayan Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları ifade etti:

“Yerli makine Türkiye ekonomisinin ilacıdır. Bu ilacın etkisini artırmak için ivedilikle atılması gereken adım, makine sektörünü yeniden stratejik sektörler arasında konumlamaktır. Bu kapsamda yerli sanayiciyi yerli makine kullanmaya teşvik etmek ve başta makine olmak üzere tüm yüksek teknolojili mal ve ürünlerin ihracatını destekleyici politikalar uygulamak öncelik olmalıdır. Dış ticaret açığını kapamak hepimizin milli sorumluluğudur.”

“Yerli sanayici yerli makine kullansın”

İmalat sanayiinde devam eden sorunların yabancı müşterilerin pazarlık gücünü artırdığına ve firmaların mali durumunun ürünlerin fiyatlarına etki ettiğine de dikkat çeken Karavelioğlu, “Yurtiçindeki pazarın daralması, firmalar arası rekabeti yurtdışına da taşıdı ve bu durum yılın ilk bölümünde makinelerimizin değerinin altında satılmasına neden oldu. İhracattaki birim fiyatların geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 10 düşüş gösterdiğini görüyoruz. Bu sorunun Yeni Ekonomi Programı kapsamında alınacak yapısal ekonomik önlemlerle düzelmesini ve fiyatların hak ettiğimiz noktada dengelenmesini bekliyoruz. Diğer yandan yerli sanayicimizi de yine, yeniden yerli makine kullanmaya çağırıyoruz” dedi.

Karavelioğlu ekonomik iyileşme ve büyümenin, ancak yerli sanayicinin ithal makineye bağımlı olmaması ve üretimde yerli makine kullanmasıyla mümkün olabileceğini sözlerine ekleyerek, “Türkiye’nin enerjiden sonra en fazla ithal ettiği ikinci ürün olan makinelerin ithalatı, her yıl 10 milyar dolar düzeyinde açık vermemize neden oluyor. İçten yanmalı motor, büro makineleri, pompa ve kompresörler ile türbin ve turbojet ithalatının yılın ilk dört ayında yarattığı 1,4 milyar dolarlık dış ticaret açığı yılın kalan kısmında daha da artarsa, bu durumun ekonomimiz üzerindeki yükü büyük olacak” dedi.

 

Ocak Ayında Makine İhracatı 1,3 Milyar Doları Geçti

12.02.2019 – Türkiye’nin makine ihracatı Ocak ayında 1,3 milyar doları geçti. Sektörün 2018 yılı Ocak ayına göre yüzde 12 daha yüksek performans gösterdiğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “2018 yılında ihracatını en fazla artıran sanayi gruplarından biri olan makine sektörü, bu yıl için belirlediğimiz 20 milyar dolar ihracat hedefine uygun olarak, iyi bir başlangıç yaptı” dedi.

Geçtiğimiz yıl 17,1 milyar dolar ihracatla, ithalatı karşılama oranını yüzde 64 seviyesine yükselten makine sektörü Ocak ayında 1,3 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştirdi. Sektörün gelişmiş ülkelerdeki marka gücünü yükselten çalışmalar yaparken, ihracatçıların yeni pazarlara erişimini artırmayı da hedeflediklerini belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

Türk makine sanayi ileri teknolojiye uygun üretim altyapısıyla gelişmiş ülke pazarlarında talep gören canlı bir sektördür. Ocak ayında da faaliyetlerimiz hız kesmeden devam etmiş,Almanya, ABD, İngiltere, İtalya ve Fransa en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz pazarlar olmuştur. Bununla beraber ihracat artış hızımızın Cezayir, Polonya ve Fas gibi ülkelerde yüzde 20’leri geçtiğini görüyoruz. Sanayiinin tüm alt dallarında müşterilerimizin makine ihtiyacına yanıt verirken, Türk makine sektörünün pazar çeşitliliğini artırmayı amaçlıyoruz.”

“Uluslararası tanıtım çalışmalarında hız kesmeyeceğiz”

Makine İhracatçıları Birliği uluslararası tanıtım çalışmaları kapsamında 5-8 Şubat tarihleri arasında Almanya’nın Leipzig şehrinde tamamlanan INTEC fuarına katıldı. Fuarla eşzamanlı olarak, 19 Türk firmasının iştirakiyle düzenlenen Ticaret Heyeti kapsamında Türk ve Alman firmaları ikili görüşmeler yaparken, Türkiye’nin Makinecileri de Almanya’daki kuruluşlarla temaslarını artırdı.

VEMAS, Fraunhofer Enstitüsü, IHK Chemnitz, tesis ve firma ziyaretleri ile Türk-Saksonya İşbirliği Forumu, etkinlik katılımları, ikili iş görüşmeleri, firma ve fuar ziyaretinin olduğu yoğun programlı bir heyet organizasyonu gerçekleştirdiklerini belirten Karavelioğlu şunları söyledi:

Ürünlerimizin kalitesini anlatmak, müşterilerimizin talep ve ihtiyaçlarına ilk ağızdan yanıt vermek marka çalışmalarımızın önemli bir boyutunu oluşturuyor. Katıldığımız organizasyonlarda geniş bir satın almacı grubuna sektörümüzün gücünü anlatıyoruz. INTEC Leipzig’te Türkiye ile beraber 31 ülke daha vardı, tanıtım faaliyetlerimiz sektörümüzün yeni pazarlara açılması noktasında önemli bir fırsat oldu.”

Fuar kapsamında düzenlenen Ticaret Heyeti’nin verimli geçmesinden ve Almanya’da işbirliği yaptıkları kuruluşların Türk Heyetine olan destek ve ilgisinden büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Karavelioğlu sözlerini şöyle tamamladı:

“Uluslararası rekabette daha güçlü olmak için, üretimdeki gücümüzü pazarlama alanında da göstermek mecburiyeti hissediyoruz. Haziran ayında Dusseldorf’da bir heyet daha gerçekleştireceğiz. Almanya’daki muhataplarımızla yıl içinde Türkiye’de de bir araya gelmeyi sürdüreceğiz. Uluslararası tanıtım çalışmalarında hız kesmeden Meksika, Hindistan, Rusya ve Çin’de de heyet organizasyonu yapacağız. Çalışmalarımızın sektörümüzün performansına yaptığı katkıdan memnunuz.”

 

Türkiye’nin toplam makine ihracatı Eylül ayı sonunda 12,4 milyar dolara ulaştı

Makine ihracatında 18 Milyar Dolara Çeyrek Kaldı!

MAİB, Karavelioğlu: “Makine Sektörü Avrupa Birliği’nin Açılışına Şartlandı"

10.10.2018 – Üçüncü çeyrek sonunda Türkiye’nin toplam ihracatı yüzde 7 artarak 123 milyar dolara ulaşırken, makine ihracatı yüzde 17 artarak 12,4 milyar dolar oldu. Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı’nın bir parçası olarak;yatırım, üretim ve girdi maliyetlerinin azaltılması yönündeki adımların tamamlayıcı unsurunun yerli makine kullanımı olduğuna dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu; “Üçüncü çeyrek sonunda 18 milyar dolarlık yılsonu hedefini destekleyen bir başarıya imza atan sektörümüzde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 58,6’ya yükseldi. Bu ivmeyi yurtiçine de taşımak istiyoruz” dedi.

Yılın üçüncü çeyreği sonu itibarıyla toplam makine ihracatı 12,4 milyara yükseldi, en büyük üç pazar Almanya, ABD ve İngiltere. Almanya’nın Türkiye’den ithal ettiği makinelerin değeri 1,8 milyar doları aştı. ABD ve İngiltere’ye yapılan ihracatın yüzde 22’nin üzerinde büyüdüğü bu dönemde en fazla artış yaşanan ülkelerden biri Rusya oldu. Yılın ilk 9 ayında Rusya’ya gerçekleşen makine ihracatı yüzde 43 artarak 300 milyon doları aştı. Rusya’ya en fazla ihraç edilen mal grubu takım tezgahı olurken, bunu sırasıyla inşaat ve madencilikte kullanılan makineler ile pompa ve kompresörler takip etti.

Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı’nda temel vurgulardan birinin yurt içinde katma değerli üretimin desteklenmesi ve ithalata bağımlılığın azaltılması olduğuna vurgu yapan Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

“Günlük yaşamda ihtiyaç duyduğumuz bütün teknolojilerin geliştirildiği alan olan makine imalat sektöründe üretim ve hizmetlerde kullanılan makinelerin, yatırımcı ve makine imalatçısı ile birlikte geliştirilmesinin, teknolojinin yerlileşmesi ve millileşmesi için tek yol olduğunu düşünüyoruz. Devletin büyük işletmelerle KOBİ’ler arasındaki teknoloji odaklı işbirliği projelerini desteklemesinin gerekçesi, sanayimizin yabancı teknolojiye bağımlılığını azaltmaktır.”

İnşaat makinesi ihracatında dikkat çekici artış

En fazla ihraç edilen makine mal grupları; motorlar ve aksamları (1,7 milyar dolar), klimalar ve soğutma makineleri (1,7 milyar dolar), yıkama ve kurutma makineleri (1,1 milyar dolar) oldu. En fazla ihraç edilen on mal grubu arasında yer alan inşaat ve madencilik makinelerinde yüzde 28, takım tezgahlarında yüzde 24, pompa ve kompresörlerde ise yüzde 23 seviyesinde artış görüldü.

 

Türk makineleri ABD’de kilogram başı 14,3 dolara yükseldi

06.09.2018 – Ağustos ayında 1,2 milyar dolar makine ihracatı gerçekleşti, yılın 8 ayında sektörün toplam ihracatı 11 milyar dolara ulaştı. İlk 8 ayda geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 16,6 ihracat artışı yaşandığını belirten Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu makine ihracatında kilogram başına fiyatlarda yüzde 8 artış sağladıklarını kaydederek, “Kur farkını bahane ederek Türk malını değerinin altında ithal edebileceğini düşünenler yanılıyorlar” dedi.

Yılın ilk 8 ayında makine ihracatını 11 milyar dolara yükselten makine sektörünün, aynı dönemde Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı yüzde 10 olarak gerçekleşti. Makine sektörünün Ocak-Ağustos döneminde en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler Almanya, ABD ve İngiltere oldu. Gelişmiş ülkelerin tamamında pazar payını artırmayı başaran Türk makine sektörü ABD’de yüzde 21,9 Rusya’da ise yüzde 43,2 ihracat artışı sağladı.

“Makinelerimiz gerçek değerini buluyor”

Sektörün geçtiğimiz yılın ilk 8 ayında 5,7 dolar seviyesinde olan ihracatta kilogram başına fiyatları 6,2 dolara kadar yükseltmeyi başardığını belirten Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

“Makine İhracatçıları Birliği olarak, üyelerimizin dış ticaret süreçlerinde sorun yaşamaması ve sektörümüzün uluslararası rekabette geri kalmaması için ihracatçı firmalarla sürekli temas halindeyiz. İthalatçı ülkelerin kur farkını fırsata çevirmesine ve Türk makinelerin marka gücüne zarar vermesine izin vermeyiz. İleri teknoloji ve inovasyona yaptığımız yatırımlarla makinelerimiz gerçek değerini buluyor. Bunun en iyi örneklerinden biri kilogram başına ihracat fiyatlarımızın ABD’de 14,3 dolara kadar yükselmesidir. Özellikle Türbin, Turbojetler ve Hidrolik Silindir satışında önemli bir artış sağladığımız ABD’ye ihracatımız ilk 8 ayda 787 milyon dolara ulaştı. Türkiye’nin toplam ihracatı içinde makine sektörünün payı Almanya’da yüzde 15,6’ya, ABD’de ise yüzde 14,9 seviyesine yükseldi.”

 

ABD’ye makine ihracatı 700 milyon dolar yükseldi

Makine sektörü ABD pazarında hedef büyüttü

MAİB, Karavelioğlu: “Makine Sektörü Avrupa Birliği’nin Açılışına Şartlandı"

Makine İhracatçıları Birliği’nden yapılan açıklamaya göre yılın ilk 7 ayında makine sektörünün toplam ihracatı 9,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Makinecilerin yılın ilk 7 ayında ABD’ye yaptığı toplam ihracat ise 700 milyon dolar oldu. MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, her ay 100 milyon dolar makine ihracatı gerçekleştirdiğimiz ABD pazarında hedef büyüttüklerini söyledi.

08.08.2018 – Temmuz ayında ihracatını geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 21,2 artıran makine sektörü toplam ihracatını 9,8 milyar dolara taşıdı. Gelişmiş ülkelerin tamamında pazar payını artırmayı başaran sektörün en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler Almanya, ABD ve İngiltere oldu. Korumacı politikalarla ithalatı kontrol altına almaya çalışan ABD’de büyük ilgi gören Türk makineleri, ABD’ye yaptığı ihracatı yüzde 28,7 artırmayı başardı. Makine sektörünün her ay 100 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiği ABD pazarında pazar payını artırmaya devam edeceğini ifade eden MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

ABD’de kapsamı genişleyen korumacı politikalar bu ülkede iş yapmak isteyen tüm sektörleri doğrudan etkiliyor ancak sanayi üretiminin yıllık yüzde 6 artış gerçekleştirdiği ülke makine gibi stratejik sektörlere de ticari anlamda yeni fırsatlar sağlıyor. Türk makinelerinin artan kalitesiyle ABD pazarında önemli bir alıcısı var. Bu dönemde ABD’ye yaptığımız Türbin, Turbojet, Turbopropeller ve Hidrolik Silindir ihracatı 1,5 katına, Motorlar, Aksam ve Parçaları ihracatı 2 katına çıktı.”

“ABD’nin Türkiye’den ithal ettiği malı, sanayicimiz yurtdışında aramasın”

Ticaret Bakanlığı tarafından açıklanan Geçici Dış Ticaret Verilerine de değinen Karavelioğlu şunları söyledi:

“Temmuz ayında Türkiye ekonomisinde ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 70’e yükselmesi çok olumlu bir veri oldu. Dış ticaret açığında önemli bir düşüş sağlayan bu tabloyu geliştirmemiz gerekiyor. TÜİK verilerine göre Temmuz ayında en çok ihracatı yapılan ürün grubu, otomotiv ve aksamlarından sonra makine ve aksamları. Fakat makine ve aksamları, petrol ve ürünlerinden sonra en çok ithal ettiğimiz ikinci ürün grubu aynı zamanda. Sattığımız kaliteli ürünlerin muadillerini ithal etmek doğru bir yaklaşım değil. ABD’nin Türkiye’den ithal ettiği malı, sanayicimiz yurtdışında aramasın. Türkiye’nin yerli makine kullanması, daha fazla üretip daha fazla ihraç ederek büyümesi gerekiyor.”

 

Makine ihracatında birim fiyatlarda artış yüzde 10

MAİB, Karavelioğlu: “Makine Sektörü Avrupa Birliği’nin Açılışına Şartlandı"

Mayıs ayında, aylık bazda tarihin en yüksek ihracat rakamına ulaşan Türkiye ekonomisinde, makine sektörü yılın ilk 5 ayında toplam ihracatını 7 milyar dolara çıkardı. Makine ihracatının geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 24 büyüdüğüne dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Dünya genelinde yeni proje ve yatırımların yeniden başlaması ile makineye olan talep artıyor, özellikle Avrupa ülkelerinden birçok yeni sipariş alıyoruz” dedi.  

Yılın ilk 5 ayında toplam ihracatı 69 milyar $’a ulaşan Türkiye ekonomisinde, ihracatını en fazla artıran sektörlerden biri Türk makine sanayii oldu. Bu dönemde yüzde 24 artışla ihracatını 7 milyar dolara yükselten sektör, Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payını 10,3’e çıkardı.

Almanya, ABD, İngiltere ve İtalya gibi makine sektörünün önde gelen pazarlarında yüzde 20 ile yüzde 30 arasında değişen büyüme oranlarına ulaştıklarını belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi: 

Dünya genelinde yatırımlardaki durağanlığın artık geride kaldığını, özellikle imalat sanayiinde faaliyet gösteren sektörlerin canlanmaya başladığını görüyoruz. Makine ve teçhizat yatırımlarına tekrar ağırlık verildiği bu dönemde, Türk makinelerine yoğun bir ilgi var. Almanya’ya ihracatımız şimdiden 1 milyar doları geçti. Rusya gibi stratejik pazarlara yaptığımız ihracattaki artış yüzde 58’e ulaştı.” 

Sektörün hedefi yüksek teknolojili ürünlerin payını artırmak

Sektörün yoğun talep artışı yaşadığı bu dönemde en önemli verilerden birinin birim fiyatlardaki yükseliş olduğuna dikkat çeken Karavelioğlu şunları söyledi: 

Makine ihracatında miktar bazında artış yüzde 10 seviyesinde gerçekleşirken değer bazında artış yüzde 24’e ulaştı. Döviz kurundaki dalgalanmaların etkilerini gördüğümüz bu dönemde, kilogram başına birim fiyatımızın 5,9 dolardan 6,4’e yükselmesi, yani yaklaşık yüzde 10 artması çok olumlu bir göstergedir. Türkiye’nin, toplam ihracatı içinde yüksek teknolojili ürünlerin payını artıma hedef ve vizyonuna katkıda bulunmayı sürdüreceğiz.” 

Makine sektörünün tek bir ülkeye bağlı kalmadan tüm ihracat pazarlarında artış sağlarken, tüm alt sektörlerde de yoğun bir yükseliş içinde olduğunu belirten Karavelioğlu şunları ifade etti: 

Sektör geneline baktığımızda; tüm ürün gruplarında bir hareketlilik söz konusu olduğunu, motor ve aksamları ihracatının 1 milyar dolar seviyesini aştığını, klima ve soğutma makineleri ihracatının ise 1 milyar dolar eşiğine ulaştığını görüyoruz. Tüm alt sektörlerimizle işbirliği içinde, yılsonunda 18 milyar dolar makine ihracatı hedefine ulaşacağımıza inanıyoruz.”

 

Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu:

“Rekabeti fiyatla değil, kalite ve markalaşmayla sürdüreceğiz”

Türk makine sektörünün tanıtım faaliyetleri kapsamında uluslararası alanda çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin Makinecileri, stratejik pazarları arasında ilk sıralarda gelen Almanya ve Rusya’daki fuarlarda Türkiye’yi temsil etmeye devam etti. 14-18 Mayıs tarihleri arasında Moskova’da düzenlenen Metalloobrabotka fuarına katılan Türkiye’nin Makinecileri aynı tarihlerde Münih’te düzenlenen IFAT fuarında da etkin bir tanıtım kampanyası gerçekleştirdi.

Hedef pazar çalışmalarıyla yeni işbirlikleri geliştirmek üzere yurtdışı tanıtım faaliyetlerine tüm hızıyla devam eden Makine İhracatçıları Birliği, Moskova’da düzenlenen Metalloobrabotka(Metal İşleme Teknolojileri Fuarı) ve Münih’te düzenlenen IFAT’ta (Çevre ve Su Teknolojileri Fuarı) dünya genelinden 200 bine yakın ziyaretçiyle buluştu.

Türk makine sektörünün 2018 yılı ihracat hedeflerine ulaşmasında Almanya ve Rusya’daki iş bağlantılarının önemine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi;

Kaliteli ürüne talebi attırabilmenin yolu fiyat rekabetiyle yarışmaktan değil, markalaşma çalışmalarını başarıyla yürütebilmekten geçiyor. Markalaşma çalışmalarının merkezinde ise pazarlama ve tanıtım faaliyetleri var. Almanya ve Rusya bu alanda en önem verdiğimiz hedef pazarlar arasında. Metalloobrabotka ve IFAT gibi, katıldığımız her fuar Türk makine sektörünün bilinirliğine katkı sağlıyor.”

Çevre teknolojileri alanında son teknolojiler Münih’te sergilendi

Atık su/arıtma, katı atık/geri dönüşüm ve araç üstü ekipmanlar/cadde temizliği olmak üzere üç alt kategoride düzenlenen IFAT, Almanya’nın Münih kentinde tamamlandı. Çevre ve su teknolojilerindeki en son çözümlerin ele alındığı IFAT fuarında Türkiye’yi Makine İhracatçıları Birliği’nin yanı sıra POMSAD gibi sektörün önde gelen derneği ile birlikte 100’e yakın firma temsil etti. 2 yılda bir Münih’te gerçekleşen IFAT’ta Türkiye İtalya, Hollanda ve Avusturya’dan sonra Almanya dışı ülkeler arasında fuara en fazla firma ile katılan 4. ülke oldu. Münih’te fuar alanını ilanlarıyla donatan Makine İhracatçıları Birliği ziyaretçilerden büyük ilgi gördü.

Türkiye’nin Makinecileri Moskova’da sesini duyurdu

Moskova’da düzenlenen Metalloobrabotka fuarı bu yıl da makine ve üretim mühendisi, takım lideri, üst düzey yönetici pozisyonlarındaki birçok profesyoneli bir araya getirdi. Fuar kapsamında Rus iş adamlarıyla buluşan Türk makine sektörü; kesme, şekillendirme, döküm ve kaynak yapabilen metal makinaları, kesici uçlar, kaplama ve ısıl işlem ekipmanları, test cihazları ve ekipmanları alanında son teknolojilerini Metalloobrabotka fuarında sergiledi. Türkiye’nin Makinecileri’nin yanı sıra Makina İmalatçıları Birliği’nin de yer aldığı fuarı 30 binin üzerinde kişi ziyaret etti.

 

Hannover ve Paris’te Türk Makineleri Haftası

Dünyanın en büyük sanayi fuarı Hannover Messe’ye bu yıl 102 Türk firması katılacak. 23-27 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek fuarda 9. kez yer alacak olan Makine İhracatçıları Birliği, 23-28 Nisan tarihleri arasında Paris’te düzenlenen İş ve İnşaat Makineleri Teknolojileri Fuarı Intermat’ta da Türkiye’yi temsil edecek. Intermat 2018 bu yıl Türkiye’nin Makinecileri’nin yanı sıra 52 Türk firmasını daha ağırlayacak.

Türkiye’nin Makinecileri bu yıl “Entegre Endüstri – Bağlan ve İşbirliği Yap” sloganıyla kapılarını açan Hannover Messe’de dünya genelinden 250 bine yakın ziyaretçiyle buluşacak. Endüstriyel otomasyon, hidrolik-pnömatik ve akışkan gücü sistemleri başta olmak sanayi alanında son teknolojilerin sergileneceği fuara 9. kez katılan Makine İhracatçıları Birliği, Türk makinecilere uluslararası alanda önemli ticari işbirliği fırsatları sağlayacak.

Bu yıl partner ülkenin Meksika olacağı Hannover Messe’nin teknolojik anlamda önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu şunları söyledi:

Endüstrinin tüm bileşenlerinin sergilendiği Hannover Messe’de sayısı 100’ü aşan Türk makinecisiyle birlikte önemli iş bağlantıları kuracağız. Bu yıl partner ülke olan Meksika, hem otomotiv endüstrisinin çok gelişmiş olması hem de Türk makineciler için en büyük ihracat pazarlarından biri olan ABD’ye yakınlığıyla çok önem verdiğimiz bir ülke. Hannover Messe’de yapacağımız temaslarla Latin Amerika pazarındaki varlığımızı güçlendirmek istiyoruz.”

Türkiye’nin Makinecileri, fuarın ikinci gününde Robotation Academy binasında bir kokteyl düzenleyerek tüm paydaşlarıyla bir araya gelecek.

Türkiye’nin Makinecileri Intermat 2018’de

Türkiye’nin Makinecileri aynı tarihlerde, dünya genelinde 167 ülkeden bin 500’e yakın katılımcının bir araya geleceği, iş ve inşaat makineleri alanında düzenlenen en büyük ticari fuarlardan Intermat 2018’e de katılacak.

Türk makine sanayiinin sektörün tüm alt gruplarında söz sahibi olduğunu ve uluslararası fuarlardaki çalışmalarının bu gücü yansıttığını belirten Karavelioğlu şunları söyledi:

Üç yılda bir düzenlenen Intermat Fuarı’na bu yıl Makine İhracatçıları Birliği olarak ikinci kez katılıyoruz. Türkiye inşaat sektöründeki dinamizmi ve özellikle büyük altyapı projelerindeki deneyimiyle iş ve inşaat makineleri teknolojisi alanında güçlü firmalara sahiptir. Firmalarımızın katılımıyla yükleniciler, imalatçılar, ekipman ve çözüm tedarikçileri gibi tüm katılımcılar Intermat’ta önemli işbirliği fırsatları bulacaklar.”

Türkiye’nin Makinecileri ziyaretçilerine Türk firmalarının bilgilerinin yer aldığı tanıtıcı materyaller ile Makine Sanayi Sektör Platformu üyesi sektörel dernek bilgilerinin yer aldığı kataloglar sunacak. Intermat 2018’deki katılımcı firmalar hakkında bilgi almak isteyen ziyaretçiler, Türkiye İş Makinaları Distrübütörleri ve İmalatçıları Birliği (İMDER) yetkilerinin de yer alacağı stanttan bilgi alabilecekler.

2017 yılında toplam makine ihracatı 15 milyar dolar olan Türkiye, aynı yılİş ve İnşaat makineleri sektöründe yaklaşık 1 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Türkiye’nin en önemli ticari partnerlerinden biri olan Fransa ile makine sektöründeki toplam dış ticaret hacmimiz ise 2 milyar dolar.

 

Türkiye’nin Makinecileri, Sakarya Üniversitesi’nde öğrencilerle buluştu

Makine sektörü “Kadın Mühendislerle, Var Gücümüzle” dedi

19.02.2018 – Makine İhracatçıları Birliği’nin kadınların iş yaşamına eşit katılımını teşvik etmek ve onların yaratıcı gücünü Türkiye sanayiine kazandırmak üzere hayata geçirdiği “Kadın Mühendislerle, Var Gücümüzle” projesi kapsamında, Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay ile Vispera Bilgi Teknolojileri CEO’su Profesör Dr. Aytül Erçil Sakarya Üniversitesi mühendislik fakültesi öğrencileriyle bir araya geldi. Etkinliğin ardından Sakarya’da bulunan Türk Traktör fabrikasına üniversite öğrencilerinin katılımıyla bir gezi organize edildi.

Sakarya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen “Kadın Mühendislerle, Var Gücümüzle” etkinliği kapsamında konuşan Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, kadınların iş yaşamına katılımını artırmanın yolunun bir kültür değişimi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Türkiye, kadınların iş yaşamına katılım oranı en düşük OECD ülkesi. Bu veriler, Türk kadının bilgi ve beceri eksikliğinden kaynaklanmıyor. Ülkemizde bu oranların düşüklüğü, hem eğitim sistemimizde bir farkındalık eksikliğinden hem de birçok sektörün kapısının kadınlara yeterince açık olmamasından kaynaklanıyor. Erkeklerin yoğun olduğu bir sektör olarak kadınların iş hayatındaki varlığını,özellikle de mühendislik eğitimi alan kadınların sanayi üretimine katılımını çok önemsiyoruz. Genç kadınlarımız üretime yönelsinler, kariyer fırsatlarını değerlendirerek yeni başarı hikâyeleri yaratsınlar istiyoruz.”

“Kadınlar, güneş gibi sonsuz bir enerji kaynağı”

Kadınların sanayide yer alması ve mühendislik alanında çalışması yönünde onları cesaretlendirmek üzere “Kadın Mühendislerle, Var Gücümüzle” projesine destek verdiklerini belirten Kale Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Bodur Okyay şunları söyledi:

“Bilgi temelli ekonomide teknolojik üretimin önemi artarken, bu alanları kadınlar için daha cazip hale getirmeliyiz. İstihdamda kadın eşitliğini artırmak üzere çalışmalar yaparken, kadınları STEM (Fen Bilimleri, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik eğitimi) alanına yönlendirmeli, bu alanda tüm gençlerimize ileri teknolojili ülke ihtiyaçlarına uygun, iyi eğitim sağlamalıyız. Türkiye’de bugün kadın girişimci sayısı yüzde 7 seviyesinde, bu sayıyı en az yüzde 25’e çıkarmamız gerekiyor. Kadınların enerjisi, güneş enerjisi gibi sonsuz ve kesintisizdir. Türkiye’nin başarı hikâyesi kadınları merkezi koyan bu anlayışın yerleşik hale gelmesi ile yazılacaktır.”

Türkiye’de yetenekli bir mühendislik havuzu olduğunu ve kadınların katılımıyla bu kaynağın daha da zenginleşeceğini belirten Vispera Bilgi Teknolojileri CEO’su Profesör Dr. Aytül Erçil şunları söyledi:

“Bugüne kadar pek çok yeniliğin içinde yer aldık, uluslararası alanda birçok projeye imza attık. En büyük hayalim Türkiye’nin ilk ‘unicorn’unu çıkarmak ve çalışmanın önemine inanan bir kadın olarak bu projeyi yapan ekibin içinde yer almak. İş yaşamının her anı zorluklarla doludur, kadınların bu zorluklar karşısında yılmamaları, hayallerini gerçekleştirmek için çalışmaya devam etmesi gerekiyor.”

 

Bin 127 makineciden milyon dolarlık ihracat

31.03.2017 – İhracatçı firma temsilcilerine, ihracat tutarlarına göre yeşil pasaport verilmesini öngören Bakanlar Kurulu kararının ardından Makine İhracatçıları Birliği, işlemlere başladı. Son 3 yıl itibarıyla yıllık ortalama ihracatı bir milyon doların üzerinde olan ihracatçı firmaların temsilcilerini kapsayan uygulamadan 1,127 makine ihracatçısı yararlanacak. Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran, “Hususi pasaporttan yararlanmaya hak kazanan binin üzerindeki makine ihracatçımız, sektörümüzün gücünü gösteriyor” dedi.

İhracatçı firma temsilcilerine, ihracat tutarlarına göre değişen sayıda hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından Makine İhracatçıları Birliği, geçtiğimiz yıl Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 9,5’unu karşılayan makine sektöründe, 1,127 firmanın yeşil pasaport almaya hak kazandığını açıkladı.

2016 yılında toplam ihracatı 13,4 milyar dolar olarak gerçekleşen sektörde binin üzerinde firmanın, bir milyon dolar üzerinde ihracat gerçekleştirdiğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Dalgakıran şunları söyledi; “Birliğimize üye olan 9 bin firma bulunuyor. Bu firmalar dünya genelinde 200’e yakın ülkeye Türk makinesi satıyor. Sektörümüz uluslararası rekabette gücünü artırmaya çalışırken, bu düzenlemenin de yurtdışına giriş çıkış işlemlerinde önemli bir kolaylık sağlayarak rekabet gücümüze katkıda bulunacağına inanıyoruz. Yeşil pasaport düzenlemesi Almanya, İtalya ve Fransa gibi makine ihracatımızda önde gelen ülkelerle ticaretimizde bize hız kazandıracak.”

Pasaport sayısı ihracat tutarına göre belirlenecek

Resmi Gazete’de yayınlanan ihracatçılara hususi damgalı pasaport verilmesine ilişkin karardan pek çok ihracatçı yararlanacak. Karara göre düzenlemeden son 3 takvim yılı itibarıyla yıllık ortalama ihracatı 1 milyon doların üzerinde olan mal ihracatçısı firma temsilcileri yararlanacak. Firmalar ihracat tutarlarına göre değişen sayıda hususi damgalı pasaport almaya hak kazanacak. Buna göre; yıllık ortalama ihracatı 1-10 milyon dolar arasında olan firmalar bir, 10 – 25 milyon dolar arasında olan firmalar iki, 25 – 50 milyon dolar arasında olan firmalar üç, 50 – 100 milyon dolar arasında olan firmalar dört, 100 milyon dolar üzerinde ihracat yapan firmalar ise beş yeşil pasaport alabilecek.

 

Türk makineleri iki kıtada birden görücüye çıktı

14.03.2017 Türkiye’nin ileri teknolojili ülkelere ihracatında başı çeken makineciler ABD ve Almanya’daki tanıtım faaliyetlerini sürdürüyor. Geçtiğimiz yıl bu iki ülkeye 3 milyar dolardan fazla ihracat gerçekleştiren makineciler, Las Vegas ve Leipzig’de katıldığı fuarlarda Türkiye’yi temsil etmeye devam etti. Türkiye’nin 2016 yılında ABD ve Almanya’ya yaptığı toplam ihracatın 20 milyar doları aştığına dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı (MAİB) Adnan Dalgakıran, sektörün uluslararası pazardaki saygınlığını artıracak çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi.

Geçtiğimiz yılı 13,4 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek tamamlayan makine sektörü, dış ticareti ayağa kaldıracak adımlar atmayı sürdürüyor. İhracattaki kota ve engelleri minimize etmek için gelişmiş pazarlarla sürekli temas halinde olan Türkiye’nin Makinecileri, fuarlarla gelişen yeni iş birlikleri sayesinde süre ve maliyet avantajı sağlayacak ilişkiler kuruyor. Son olarak ABD ve Almanya’da tanıtım çalışmaları düzenleyen makineciler, CON EXPO / IFPE ve INTEC fuarlarında Türk sanayiini temsil etti.

Dünya Ticaret Örgütü’ne üye ülkelerin üçte ikisinin onaylaması ile birlikte 2013 yılında Bali’de imzalanan Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması’nın geçtiğimiz ay yürürlüğe girdiğine dikkat çeken MAİB Başkanı Adnan Dalgakıran şunları söyledi:

“Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması ile küresel düzeyde ticaret masraflarının yüzde 14 dolayında azalması ve küresel ticarete yılda 1 trilyon dolarlık bir katkı sağlanması öngörülüyor. Dünya mal ticaretinin doğrudan etkileneceği bu süreçte atılacak adımların Türkiye gibi hızlı gelişmekte olan ülkelere önemli katkısı olacaktır. ABD ve Avrupa ülkelerinde yaptığımız çalışmalarla bu sürece katkı sağlamayı amaçlıyoruz.”

ABD’li firmaların gözü Türk makinelerinde

Endüstriyel yatırımlar ve lojistik imkânları ile ihracatçıların gözdesi olan ABD bu yıl da makinecilerin gözdesiydi. Makine ve ekipman sektörünün dünyadaki üçüncü büyük tedarikçisi olan ABD’de düzenlenen CON EXPO ve IFPE fuarları dünya genelinden binlerce katılımcıyı Las Vegas’ta ağırladı.

Bu yıl 25 farklı ülkeden 2 bin 500’ün üzerinde firmanın katıldığı CON EXPO ile aynı alanda eş zamanlı gerçekleşen IFPE fuarını toplamda yaklaşık 125 bin kişi ziyaret etti. Türkiye’den ise bu iki fuara toplamda 21 firma iştirak etti. Temel yapı endüstrileri, asfalt, kum, beton, kazı, kaldırma, maden sektörlerinden firmaların da katılım gösterdiği fuarda Türkiye’nin Makinecileri etkin bir tanıtım faaliyeti gerçekleştirdi. Fuardaki faaliyetler çerçevesinde gerçekleşen 2017 Dünya Akışkan Gücü zirvesinde MAİB Yönetim Kurulu Üyesi Sevda Kayhan Yılmaz da Türk makine sektörü ve akışkan güçleri ile ilgili bir sunum yaptı.

ABD pazarında satılan makinelerin yüzde 40’ını ithal makinelerin oluşturduğuna dikkat çeken Dalgakıran şunları söyledi “Avrupa’nın en büyük 6. makine imalatçısı olarak ABD pazarındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. ABD genelindeki potansiyel alt sektör ve eyaletlerin belirlenmesi konusundaki çalışmalarımız devam ediyor. Yurt içinde düzenlediğimiz pazar bilgilendirme toplantıları da ihracatçılarımızın bilgilendirilmesi konusunda önemli fırsatlar sunuyor.

Makineciler Avrupa’ya gücümüzü gösterdi

Leipzig’te gerçekleşen ve Avrupa’daki metal işleme endüstrisi için önde gelen fuarlardan olan INTEC Fuarı’na da katılan Türkiye’nin Makinecileri; metal işleme makineleri, takım tezgâhları ve tezgâhlar için otomasyon sistemleri konulu fuarda katılımcılara Türk makine sektörü hakkında bilgi verdi. Makineciler, Türkiye’nin Avrupa’ya toplam ihracatını artırmak için hazırladıkları tanıtım materyalleri ve dokümanları katılımcılara dağıttı.

Türk makinelerinin gücünü Avrupa’ya göstermek üzere katıldıkları fuarda önemli işbirlikleri geliştirdiklerini ifade eden Dalgakıran şunları söyledi: “Makinenin anavatanı Almanya’ya her yıl ortalama 2 milyar doların üzerinde ihracat yapıyoruz. Başta Almanya olmak üzere Avrupalı alıcılara makinelerimizin gücünü göstermeye çalışıyoruz. Bu yıl Leipzig’te katıldığımız INTEC fuarı, gerek katılımcı profili gerekse sahip olduğu ekonomik değer bağlamında oldukça hareketli geçti. Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki temsiline destek vermeye devam edeceğiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir